Aydın'da sonbahar mevsiminin etkisini artırması ve beklenen yağışların toprağa düşmesiyle birlikte ormanlık alanlarda bereket fışkırıyor. Kentin yüksek kesimlerindeki çam ormanları, bu günlerde doğanın sunduğu en değerli ürünlerden birine ev sahipliği yapıyor. Yörede kanlıca veya melki isimleriyle de bilinen çıntar mantarı, zahmetsiz toplanma şekli ve yüksek ekonomik getirisiyle yurttaşların yüzünü güldürüyor. Kağıt üzerinde çok daha pahalı olan kuzugöbeği mantarını ormanda tek tek aramak saatler süren yorucu bir mesai gerektirirken, çıntar toplayıcılarına çok daha pratik bir alternatif sunuyor.
ÇAM İĞNELERİNİN ALTINDAN GELEN BEREKET
Çıntar mantarını dağlık alanlarda böylesine cazip kılan temel etken, doğadaki bulunma kolaylığı olarak öne çıkıyor. Sonbahar yağmurlarının hemen peşinden çam ormanlarının zemininde boy gösteren bu tür, dökülen çam iğnelerinin altında aileler halinde büyüyor. Ormanda doğru noktayı tespit eden bir kişi, saatlerce yürümeye ve yorulmaya gerek kalmadan sadece tek bir çam ağacının altından kilolarca ürün elde edebiliyor. Bu durum, çıntarı bölge halkı için ormanın sunduğu en zahmetsiz gelir kaynaklarından biri haline getiriyor.
PAZAR TEZGAHLARINDA REKOR FİYATLARA ULAŞTI
Takvimler 2026 yılının ekim ayını gösterirken, sezonun ilk ürünleri Aydın semt pazarlarında yerini almaya başladı. Pazara inen taze çıntarlar, kalitesine ve büyüklüğüne bağlı olarak kilogramı 500 lira ile 700 lira arasında değişen fiyatlardan alıcı buluyor. Ormanlık alanları iyi bilen deneyimli bir yurttaş, yağmur sonrası çamlık bölgelerde geçirdiği tek bir günde rahatlıkla 15 ile 20 kilogram arasında ürün toplayabiliyor. Dağdan tamamen masrafsız bir şekilde elde edilen bu miktar, günlük 7 bin 500 lira ile 14 bin lira arasında değişen ciddi bir net kazanca dönüşüyor.
İLÇELERİN YÜKSEK KESİMLERİNDE MESAİ SÜRÜYOR
Mantar mesaisinin en yoğun yaşandığı bölgelerin başında Aydın'ın çam ormanlarıyla kaplı yüksek rakımlı noktaları geliyor. Özellikle Kuyucak ilçesine bağlı Belenova bölgesi ile Karacasu ve Bozdoğan'ın zirveleri en bereketli alanlar olarak biliniyor. Bu ilçelerin yanı sıra Koçarlı ve Efeler'in dağ köylerinde de yurttaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren doğaya çıkarak orman tabanındaki bu zenginliği toplamayı sürdürüyor.


