İçelli’nin açıklamasına göre; Aydın, Balıkesir, Marmara Denizi, Ege Denizi, Malatya, Kayseri, Erzincan, Erzurum, Hatay, Kahramanmaraş, Muğla, Denizli ve Bingöl çevresindeki ana ve ikincil faylarda lokal hareketlilikler dikkat çekiyor. İçelli, fay hatları çevresindeki hareketliliklerin, elastik deformasyon birikimi ve kabuk içerisindeki stres dağılımıyla ilişkili olabileceğini vurguluyor. İçelli, istasyonlarda gözlemlenen anlık genlik ve frekans artışlarına da parmak basarken, bu tür hareketliliklerin fay zonlarında stres transferi, mikro deprem fırtınaları veya sığ derinliklerde meydana gelen gerilim değişimleriyle bağlantılı olabileceğini dile getiriyor.
"ANLIK GENLİK VE FREKANS ARTIŞLARI"
İçelli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Aydın'ın yanı sıra Balıkesir, Marmara Denizi, Ege Denizi, Malatya, Kayseri, Erzincan, Erzurum, Hatay, Kahramanmaraş, Muğla, Denizli ve Bingöl çevresindeki ana ve ikincil faylardaki lokal hareketliliklerin, elastik deformasyon birikimi ve kabuk içi stres dağılımının ciddiyetini gösterdiğini belirtti. İçelli, "İstasyonlardaki bu anlık genlik ve frekans artışları; fay zonlarındaki stres transferini, mikro deprem fırtınalarını veya sığ derinlikteki gerilim değişimlerini gösteriyor." ifadelerini kullandı.
"KIRILMA SÜRECİNE İŞARET EDİYOR"
İçelli, açıklamasının devamında şunları kaydetti: "Mikro titreşim, alt kabuğun mekanik davranışı, sismik riskin yüksek olduğu bölgelerdeki yüksek genlikli mikro hareketlilikler, fay segmentlerinin dinamik direncini ve potansiyel kırılma sürecini işaret ediyor. Bu kırıklar 5.0 + depremler oluşturabilir. Erzurum, Balıkesir, Ege Denizi fayları sismik boşluk olup 7 ve üzeri büyüklük deprem üretirler."




