Söke’de hayırsever Fehime-Faik Kocagöz ailesi tarafından hastane yapılması amacıyla bağışlanan eski incir bahçesinden kalma incirler yaşatılıyor. 1992 yılında dönemin Sağlık Bakanı Halil Şıvgın tarafından temeli atılan devlet hastanesinin bahçesindeki incirler olgunlaşırken, ünlü türkü de hatırlanmakta.

Yozgat Akdağmadeni’ne ait olan türkü 1953 yılında Nida Tüfekçi tarafından derlenmiş ve 1973 yılında da TRT Repertuvarı’na girdi.

Söke Devlet Hastanesi'nde gurur ve hüzün bir arada
Söke Devlet Hastanesi'nde gurur ve hüzün bir arada
İçeriği Görüntüle

Söke’de Incirler Meyve Verdi, Hüzünlü Türkü Geri Döndü 3

HİKÂYESİ YÜREK BURKUYOR

Komşu kızı ile beşik kertmesi olan bir genç, evlenmeden önce askerlik görevine gider. Askerde ince hastalığa (verem) yakalanır ve o yıllarda ilaçlarla kesin tedavi alınamadığı için memleketi olan Yozgat, Akdağmadeni’ne hava değişimi için gönderilir. Beşik kertmesi sözlüsünü görmek ister ancak kızın ailesi, hastalığın bulaşıcı olduğunu düşündüğü için buna izin vermez. Gencin durumu ağırlaşır ve İstanbul’da hastaneye yatırılır. Hastane muhtemeldir ki o dönemde verem hastalığı ile savaşın ön cephesi olan Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’dir. Günümüzde bile hastanenin bahçesinde çam ağaçları yanında incir ağaçları da bolca bulunmaktadır. Hastanede olduğu sürece ne sözlüsü ne de fakir ailesi onu ziyarete gelemez. Hastane de bu halet-i ruhiye içinde iken bu türküyü yakar. Ancak o yıllarda ölüm oranının çok yüksek olduğu bu hastalıktan kurtulamayarak hastanede vefat eder. Gencin ailesi maddi sıkıntılardan dolayı gencin cenazesini İstanbul’dan memleketine getiremez ve İstanbul’da defnedilir. Günler sonra hastane tarafından, eşyaları içinde bu dizeler ailesine teslim edilir. Fakir aile, çocuklarının bu dizelerini okuyup dertlenmiş ve zamanla yörede ağıt formunda türkü olmuştur.

Muhabir: NECATİ MALDAR