Türk tarımı idari ve ekonomik açıdan en zor dönemleri yaşamaktadır. Tarım ülkenin kalkınma sürecine değişik kanallardan katkı sağlamaktadır.
Türkiye’de Türk tarım sektörü içinde bulunduğu olumsuz koşullara rağmen hala büyük bir potansiyele sahiptir.
Tarım sektörü, ülke nüfusunun önemli bir bölümünü istihdam etmektedir. Tarım, aynı zamanda ülke nüfusunun beslenmesi için zorunlu gıda maddelerini üretmektedir.
Tarım sektörü sanayi sektörüne girdi sağlamakta, sanayi ürünleri için talep yaratmakta, ticarete konu olan ürünler yoluyla ihracata katkıda bulunmaktadır.
Tarım- her ne kadar milli hâsıla içindeki payı düşmüş olsa da -ulusal gelirin önemli bir kısmını oluşturmakta ve göreli fiyatlar yoluyla sınai birikimi desteklemektedir.
Tarımın en önemli işlevlerinden birisi de yukarıda belirttiğimiz gibi cari dengeye katkıda bulunmaktadır.”Bunun için Toplam tarımsal üretimle geçinme için gerekli üretim arasındaki farka “pazarlanabilir fazla” adı verilmektedir. Kalkınmanın ilk aşamalarında ekonomik ilerlemenin sağlanabilmesi için pazarlanabilir fazlanın artması gerekmektedir (Thirlwall, 2003) “
“Tarımın iktisadi gelişmeye ürün katkısına yönelik olarak şöyle bir genelleme yapılabilir. Bir ülkede tarımın milli gelir içindeki payı ne kadar büyükse ve tarım sektörünün nisbî gelişme hızı ne kadar yüksekse, tarımın o ülkenin ekonomik gelişmesine ürün katkısı o kadar fazla; bu değişkenler ne kadar küçükse o kadar az olacaktır” (Kazgan, 1966)
Türk tarımı da mevzuattaki engellemelere rağmen bu fazlayı üretebilmektedir. Verimlilik artmasının işareti “pazarlanabilir fazla” dır.
“Tarım arazilerini genişletme olanağının sınırına ulaşıldığı söylenebilir. Bu yüzden mevcut arazi varlığıyla günümüz insanını besleyebilme olanağı bulunsa bile, sürekli artmakta olan dünya nüfusunu gelecekte besleyebilmek tarımda verimlilik artışını zorunlu kılmaktadır.”
Türk tarım mevzuatında yer almamasına rağmen, “eğer verimlilik doğal ya da gönüllü biçimde artırılamıyorsa, arazi sahiplerinin vergilendirilmesi yoluyla pazarlanabilir fazlanın zorla temin edilmesi yoluna gidilebilir.”
Bunun yolu da gerçekçi destekleme sistemi ve aynı üretimi yapan diğer ülke çiftçileri ile rekabet etme yolundandan ve bu rekabette başarılı olmaktan geçer.