Birikimlerini korumak isteyenlerin her dönem ilk tercihi olan altın, son günlerde sergilediği agresif yükseliş grafiğiyle tüm yatırımcıları şaşırtıyor. Amerikan Merkez Bankası’nın faiz artırım tehditlerine ve şahin mesajlarına kulak asmayan ons altın, saniyeler içinde 4 bin 525 dolar sınırını aşarak ezberleri bozdu. Yatırımcıların kafasındaki yükseliş trendinin bitip bitmediğine dair soru işaretlerine sahada verilen bu sert yanıt, küresel finans dünyasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
ABD'DEN TAHVİL HAMLESİ
Küresel ekonomideki bu büyük kırılmanın temel nedenini ise Amerika Birleşik Devletleri’nin tarihte ilk kez 40 trilyon dolar sınırını aşan kamu borcu oluşturuyor.
Borcun faizi büyüttüğü, yüksek faizin ise borç yükünü daha da tırmandırdığı bu kısır döngü, kâğıt paralara olan güveni günden güne eritiyor. Amerika Hazinesi sistemin kilitlenmesini önlemek amacıyla piyasaya likidite akıtırken, tahvil faizlerinin gerilemesi altının önündeki tüm barikatları birer birer yıkıyor. Vadeli altın kontratlarının 4 bin 569 dolara kadar fırlaması, piyasaların yakın gelecekte yeni bir faiz artışına neredeyse hiç ihtimal vermediğini netleştiriyor. Ülkedeki istihdam verilerinin zayıflaması ve konut piyasasındaki durgunluk da ekonomi yönetiminin hareket alanını tamamen kısıtlıyor.
PETROL FİYATLARI VE GRAM ALTINDAKİ ASIL BEKLENTİ
Ortadoğu coğrafyasındaki askeri ve siyasi gerilimlerin arka kapı diplomasisiyle yatışması, petrol fiyatları üzerindeki savaş primini ortadan kaldıracaktır. Enerji maliyetlerindeki bu kaçınılmaz düşüş, faizleri yüksek tutmak isteyen politika yapıcıların en güçlü kozunu elinden alacaktır. Dolar endeksinin zayıflamasıyla birlikte önü tamamen açılan ons altının, her yeni kademede dinlenerek rekor tazelemeye devam etmesi bekleniyor.
İç piyasaya bakıldığında ise artan cari açık ve sanayi üretimindeki sıkışma, döviz kuru üzerindeki baskının kalıcı olamayacağını gösteriyor. Amerikan para biriminin önümüzdeki süreçte gerçek değerine kavuşması, gram altın fiyatlarında asıl büyük fırtınanın kopmasına neden olacaktır. Tasarruf sahiplerinin bu dalgalı süreçte panik hamlelerden kaçınarak varlıklarını korumaya odaklanması en sağlıklı finansal strateji olarak değerlendiriliyor.





