İngiltere, insanlığın bilinen tarihlerinden bu yana yayılmacı ve sömürgeci tavrıyla neredeyse tüm dünyaya hakimiyet kurdu. Monarşinin yöneticileri olan krallar ve kraliçeler teba olarak gördükleri çok uzak ülkeleri ve onların asıl yerlisi olan insanları yüzyıllar boyunca sömürgecilik anlayışıyla yönettiler ve yönetiyorlar.

İngiltere'nin başlattığı sömürgecilik ve yayılmacılık politikasını sırasıyla Fransa, Portekiz, Hollanda, İspanya, Belçika ve kıta Avrupa'sının diğer ülkeleri izledi. Bu ülkeler gittikleri yerlerdeki yeraltı ve üstü kaynakları talan ederken yerli halkları da köle olarak kullanmaktan kaçınmadı. Özellikle Afrika ve Güney Amerika ülkelerinde kurdukları sistem ile o ülkelere dillerini, dinlerini ve yaşam tarzlarını dikte ettiler. Zenginlikleri yağmaladılar geriye sadece fakirlik ve açlık bıraktılar.

Bu talana son olarak Amerika Birleşik Devletleri de eklendi. Yaklaşık 300 yıl önce Avrupa'da en azılı katiller, caniler, sisteme karşı koyan kişiler kürek mahkumu olarak gemilere bindirildiler. Yeni keşfedilen Amerika kıtasına doğru sürgün edilerek yollandılar. Bu suç makinesi kişiler Avrupa'nın hemen hemen her ülkesinden gönderilmiş kişilerden oluşmaktaydı. Zamanla o sürgün mahkumlarının aileleri de Ameri kıtasına gitti. Bu bakir kıtada kasabalar, köyler ve şehirler inşa ettiler. Bu arsızlar kıtanın yerlisi olan Kızılderililerle savaştılar ellerinde bulunan silahlarla neredeyse soylarını tükettiler. İşte bu Amerika Birleşik Devletleri'nin kurulmasına neden oldu. Yani bu devşirme kürek mahkumu azgın canilerin çocukları her dilden, her dinden, her milletten meydana getirdikleri Angloamerikan toplumunu oluşturarak Amerika Birleşik Devletleri'ni kurdular.

''Dervişin fikri neyse zikri de o olur'' diye bir atasözümüz var. O atasözünde ki gibi bu Angloamerikan (Kökenleri İngiliz olan) Amerikalılar bugün tüm dünya ülkelerine kafa tutar oldu. Sözüm ona uzak ülkelere özellikle Afrika, Asya ve Ortadoğu ülkelerine demokrasi götürme bahanesiyle girerek oralarda yaşayan garibanların başına çorap örmeye devam ediyor. Atalarının izinden giderek merhamet duygularının olmadığını gösteriyorlar. Unutmasınlar ki Allah gerçek mazlumun her zaman yanındadır, er ya da geç mazlumların öçlerini alacaktır.