Küresel piyasalarda gözler ABD Merkez Bankası'nın (Fed) atacağı adımlara çevrilmişken, bankacılık devi Société Générale yatırımcıların rotasını çizecek yeni altın raporunu yayımladı. Analistlere göre, altın piyasasında artık sadece spekülatif hareketlerin değil; perakende yatırımcılar, profesyonel fonlar ve merkez bankalarının oluşturduğu kalıcı talebin yön verdiği yepyeni bir döneme girildi.

SOCIÉTÉ GÉNÉRALE'DEN 2027 ALTIN TAHMİNİ: REKORLAR KALICI HALE GELİYOR

Ağustos ayında altın ETF'lerine tam 201 ton net giriş yaşandı. Bu hacimli alım, 2009 küresel finans krizi ve 2020'deki pandemi başından bu yana kaydedilen en büyük üçüncü aylık sıçrama oldu. Rapor, Ocak 2026'da ons fiyatının 5.400 doları aşmasının ardından profesyonel para yöneticilerinin piyasadaki pozisyonlarını daha da güçlendirdiğini, tarihteki en büyük ikinci uzun pozisyon seviyesine ulaşıldığını ortaya koyuyor. Bankaya göre bu tablo, altın fiyatlarındaki genel yükselişin orta vadede daha da hızlanacağına işaret ediyor.

Asgari ücret hesabı yeni OVP ile değişti: İşte masadaki zam senaryoları ve yeni maaş tablosu
Asgari ücret hesabı yeni OVP ile değişti: İşte masadaki zam senaryoları ve yeni maaş tablosu
İçeriği Görüntüle

ABD, İSRAİL VE İRAN GERİLİMİNİN PİYASAYA ETKİSİ

Yakın geçmişte yaşanan fiyat dalgalanmalarının arka planında yoğun bir jeopolitik ve ekonomik baskı yatıyor. ABD-İsrail-İran hattında tırmanan gerilim ve Fed'in şahin politikaları, piyasada sert düzeltmeler yarattı. Değerli metal, bu sarsıntıların ardından 4.500 dolar/ons seviyesine doğru toparlanmayı başardı. Yüksek faiz oranları ve güçlü dolar, altın üzerindeki baskısını sürdürse de banka önemli bir ayrıntıya dikkat çekiyor. Piyasalar Fed'in olası şahin adımlarını finansal olarak çoktan fiyatladı. Bu durum, altının para politikalarındaki belirsizliklere karşı stratejik bir koruma aracı olarak cazibesini artırıyor ve risk-getiri görünümünü olumluya çeviriyor.

MERKEZ BANKALARI DÜŞÜŞLERE TABAN OLUŞTURUYOR

Société Générale analistlerinin 2027'ye yönelik temel senaryosu, faiz oranlarının 2027'ye kadar değişmemesi yönünde. Ancak ABD'nin yeni gümrük vergileri, yapay zeka ile altyapı yatırımları ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar gibi faktörler inatçı bir enflasyon ortamı doğurabilir. Beklentileri aşan bu enflasyonist yapı, Fed'i eylül veya aralık aylarında sürpriz bir faiz artırımına zorlayabilir.

Tüm bu makroekonomik çalkantılar içinde altının en büyük destekçisi ise bizzat devletler. Çin başta olmak üzere gelişmekte olan piyasa merkez bankaları, geleneksel dolar rezervlerinden uzaklaşarak varlıklarını altınla çeşitlendiriyor. Kısa vadeli spekülatif alımlar azalsa bile resmi kurumların bu aralıksız talebi, altın fiyatları için yıkılmaz bir taban oluşturuyor ve 2027'ye girerken piyasayı yapısal olarak desteklemeye devam ediyor.

NOT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.

Muhabir: Haber Merkezi