2000’li yıllarda, özellikle 2004 krizinden sonra Türk ekonomisi kendisini kurtarma arayışında çıkış yolu olarak o dönemlerin lider sektörü olarak tarıma destekleri temelden değiştirme politkası uygulamaya başladılar.
Bu politikaların sonucu olarak da Türk tarımının GSMH içindeki payı sürekli düşmüş,Türk tarım sektörü KİT ve güçlü kooperatiflerini de kaybedince ne tarımsal girdi de tarımsal ürün ve gıda fiyatlarını belirleyemez hale gelmiştir. Bu süreç Türk tarım sektörünün gelirlerinin diğer sektörlere aktarılması sonucunu doğurmuştur.
Tarımın kullandığı girdi değerinin 1979 yılı itibariyle %43,7’si tarımın kendinden, %31,9’u imalat sanayinden, %24,4’ü hizmet sektöründen sağlanırken, 1985 yılı itibariyle %36,6’sı tarımın kendinden, %42’si imalat sanayinden, %19,2’si hizmet sektöründen kaynaklanmıştır (Tuncer, 1990).
2024 yılı Tarımsal Girdi endeksini ele aldığımızda ,Tarım-GFE'de (2020=100), 2024 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre %2,13 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %32,49 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,49 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %40,94 artış gerçekleşti.
Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %1,90 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %3,46 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinde %30,62 artış, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde %44,23 artış gerçekleşti.
Bu fiyat artışları Türk çiftçisinin tarımsal üretim artışının üzerinde olup, üreticinin tarımsal girdi maliyetini karşımla gücünün zayıflatmaktadır
Tarıma girdi sağlayan sanayiler ile tarım sektörünün ilişkisi çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilmektedir (Demirbaş Modern tarımın yaygınlaşması ve sulama alanlarının artması sonucu, tarımsal girdi kullanımı artmış ve tarım sektöründe sanayi ürünlerine olan talep artmaktadır. Bu talep artışı üretici fiyatlarını belirleyen aracıların, tasvip edilemez ticari faaliyet ve anlayışları sonucu zenginleşmelerini sağlarken üreticini borçlanmasını ve yoksullaşmasına yol açmıştır.
Şu ana kadar tarımda girdi olarak kullanılan sanayi ürünlerine duyulan talep artışı bu sanayilerin gelişmesine ve yeni yatırımların gerçekleşmesine fırsat yaratmaktadır. Ancak 2025 yılında tüm ülke ekonomisinde hakim olan “fiyat anarşisi” Türk çiftçisinin tarımsal girdi fiyatlarına uyum sağlamasının ve tanımsal girdiye ulaşmasının önünde engel oluşturmuştur.
Türk tarımında modernleşme talebi ve gerçeği Türk tarımının vazgeçilmez ihtiyaçlarından olan üretim ve verim artışı tarıma dayalı sanayilerin gelişmesine katkı yapmaktadır. Gerçekte ise Türk tarımının modernleşmesi için modern tarım makinelerine şiddetle ihtiyaç vardır. Çünkü –özellikle- modern tarım alet ve makinelerinin kullanılması tarımda işgücü kullanımını azaltmaktadır. Modern tarım makineleri tarım tekniklerinin kullanılması sonucu üretim ve verimlilik artacaktır. Bu artış kırsal kesimde ve Türk üreticisi nezdinde gelir düzeyinin yükselmesine ve hayat şartlarının iyileşmesine imkân sağlayacaktır. Bu durum diğer sanayi mallarına olan talebi arttırması kaçınılmaz olacaktır.
Yukarıda belirttiğimiz gibi tarımsal girdi fiyat artışları ile üretici fiyat artışları oranı paralel olmayıp üreticinin sanayi üretimi tarımsal girdiye ulaşımını, imkansız kılmaktadır.