Medya haberlerinde, hızlı yükselen et fiyatlarını duraklatabilmek için başta hayvan eti ithalatı olmak üzere yeni tedbirler alınacağı yer aldı. Daha önce defalarca denediği halde yine “ithalat” yoluna başvurulaca. Bu kararı alanlar hala, gıda fiyatlarındaki artışın ana nedeninin aracı kârları, fiyat denetimsizliği ve yanlış üretim politikaları olduğunu anlamadılar.

Bağımsız araştırmalar Türkiye’de et ve süt üretiminin hızla azaldığı, girdilerin de aynı hızla arttığı, gerçeğinin altında yatan başlıca nedenin, tarımsal destekleme miktarlarının yetersizliği, piyasadaki yanlış ve çarpık pazarlama sistemi olduğunu belirtmekteler.

Yukarıda belirttiğimiz gibi, yaşanan deneyimler ışığında belirtilen ithal hayvan sayıları ve ithalat miktarı et fiyatları artışlarını durdurmayacağı gibi aracı ve ithalatçılara kazandıracaktır.

Et ve sütteki fiyat artışı ve arzın azalmasının ana nedeni son 8-10 yıldır uygulanan politikalardır.

2023 yılında konu ile iligli bir piyasa araştırması yayınlandı.“Araştırmaya katılan işletmelerin %38’i karma (bitkisel + hayvansal) üretim gerçekleştirirken, yaklaşık %1’i sadece hayvancılık yapmakta idi. Bu iki grubun gerçekleştirdiği hayvancılık türü kendi aralarında sıralandığında süt inekçiliği geçmiş yıllarda olduğu gibi en yüksek orana sahip olmuştur.”

Bunu takip eden sığır besiciliği ise son 3 yılda yüksek oranda düşüş kaydetmiş,büyükbaş besicilik işletmeleri süt işletmelerinin aksine, hayvanları sadece et üretimi amacıyla besleyen, bu nedenle süt işletmelerinde doğan erkek hayvanları veya aynı işletmelerdeki süt verimini kaybetmiş dişi hayvanları satın alıp besleyen işletmelerdir.

Besicilik işletme sayısının azalması normal koşullarda üç ihtimalden kaynaklanabilecektir.

İlki, büyükbaş süt hayvanı sayısının da aynı anda azalma ihtimalidir. Bu durumda süt işletmelerinde doğacak besilik materyal (erkek hayvan) doğumu da azalacağından besicilerin bu işletmelerden toplayabileceği hayvan miktarı azalabilecektir.

Nitekim TÜİK’e göre Türkiye’de büyükbaş hayvan sayısının son altı yıldır sınırlı da olsa düşmekte olduğunu hatırlamakta fayda vardır. Bu saha araştırmasında genel olarak hayvancılık yapan işletme oranının ve sayısının geçen yıllara göre düştüğü bir gerçektir.

Süt hayvancılığına özel olarak, görüşülen çiftçilerde ortalama süt ineği sayısının da azaldığı da bir gerçektir.

Türkiye’de çoğunluğu oluşturan küçük işletmelerin, yerini daha büyük işletmelere bırakmasıdır. Ölçek ekonomisini sağlayamayan küçük besi işletmeleri faaliyetine son verirken üretici borçlarının artması da ayrı bir sorun teşkil etmektedir.