Ramazan ayının son günlerine doğru ilerlerken farklı bir hareketlilik başlıyor. Sokaklar kalabalık, pazarlar daha canlı insanların yüzünde bayram telaşı var. Bayramlar sadece takvimdeki gün olarak değil, hazırlığıyla, telaşıyla öncesinden hissedilen duygudur.

Bayrama 1 hafta kalmışken Aydın’da sokakta dolaşan herkes aynı manzarayla karşılaşır, Alışveriş yapan insanlar, ellerinde poşetlerle evine dönenler, çocuklarına bayramlık bakan anne babalar…

Aydın’ın en canlı noktalarında biri Salı pazarı da bayram telaşının en yoğun yaşandığı yerdir. Tatlı hazırlıkları, susam – ceviz alımları, bayram sofralarına şeker alımı çoktan başladı.

Evlerde de ayrı hazırlıklar başladı. Kimisi ikramlık hazırlar kimileri şerbetli tatlılar açar. Hamurlar açılırken sohbet edilir çocuklar sofra etrafında sabırsızlıkla dolaşır. Küçükken de böyle olurdu. Yengelerimiz halalarımız bir araya gelir kalabalık ortamda biz çocuklar oyunlar oynarken annelerimiz tatlılar açardı. Sonra bu tatlıları ekmek fırınlarına götürüp pişirtirdik, eve gelince de şerbetlenir bayrama hazırlanırdı.
İnsan büyüdüğü için mi bayramlar çocukluktaki gibi neşeli gelmiyor. Yoksa sabah uyandığımızda sofrayı annelerimiz değil de bizim mi hazırlamamız sorumlu olduğumuzu veya büyüdüğümüzü anlatıyor…

Bayramlıklarla uyuyan çocuklardık. Sabah kalkar kalkmaz bayramlıklarımızı giyer kapı kapı şeker toplamaya giderdik. Bayramlar paylaşmak, hatırlanmak, kapıları çalıp şeker toplamakla ibaretti bizim için. Eller öpülünce verilen harçlıklarla dolar taşardı içimiz.
Şu an ki zamanlarda bu gelenekler eskisi gibi yaşanmıyor. Yine de bayramlar yaklaşırken aynı anlam hala içimizde yaşıyor. Büyüklerimizi ziyeret etmek ve evlerdeki o telaşları görmek hala çok anlamlı ve güzel.

Ramazan’ı uğurlarken umarım memnun etmişizdir. Hepimiz için affolunduğumuz bir süreç olmuştur.

Birlikte nice bayramlara….