Bu sene de kavuştuk. Ramazan ayı sadece takvimde bir ay gibi görünür. Oysa kalbi yorgun olanlar için bir moladır. Bir dinleniş, vücudu dinlendirmedir.

En zor olan şey gün boyu aç ve susuz kalmak değildir.

Asıl zor olan şey, içimizdeki kırgınlıkları susturmak, sabretmek, affetmek ve yeniden umut etmektir. En büyük imtihan burda başlar zaten...

Ramazan ayı bize şunu hatırlatıyor.
İnsan sadece midesiyle değil, kalbiyle de arınmalı. Oruç tutmanın altında sadece aç susuz kalmak değil zihinsel, ruhsal olarak da tepkisiz kalmaya çalışmaktır.

Belki bu yıl sofralar daha sade olacak. Belki bütçeler dar, belki yorgunluk çok, belki hayat tam da istediğimiz yerde değil…

Ama Ramazan ayı eksiklerin ortasında bile şükretmeyi öğretir.

İftar vakti ezan okunurken edilen o ilk duada kabul edildiğini söylerlerdi hep büyüklerimiz.
Tam da orda anlıyor insan aslında en büyük zenginlik, Rabbinin seni duymasıdır.

Ramazan, kırılan kalpleri onarmak,
yarım kalan niyetleri tamamlamak,
ertelenen tövbeyi bugün yapmak demektir.

Belki de en çok biz kadınlar için anlamlıdır bu ay.

Çünkü kadın, zaten sabrın, emeğin ve fedakârlığın temsilidir.
Ramazan onların içimizdeki gücü yeniden hatırlatır. Her gün daha fazla azim ve hissetmek demektir.

Bu ay sadece aç kalma ayı değil,
Nefsi terbiye etme, niyeti düzeltme ve hayata yeniden yön verme ayıdır.

Belki bu Ramazan bir karar ayı olur hepimiz için.

Temennimiz her zaman önce sağlık sonra, daha huzurlu bir ev, daha güçlü bir iman, daha bilinçli bir hayat.

Unutmayalım ki Ramazan sadece bir ay değil doğru yaşanırsa bir dönüşümdür.

Ve belki de en güzel başlangıçtır.

Şimdiden hayırlı Ramazanlar...