Son günlerde ülkemizin birçok bölgesinde afet derecesinde yağışlar sürerken,birçok mevsimlik dere ve çaylar denize dökülürken ,kuraklığı neden ele alıyoruz?

Çünkü toplumsal hafızamız çok kısa ömürlü olduğu için olumlu kısa ve gündelik olaylar uzun süreli ve daha endişe vermesi gereken olguları unutturuyor.

Bu yağışlar bizi rahatlığa sevk etmemeli. Çünkü bu kuraklık süreci önümüzdeki 50-60 yılı kapsamaktadır.

Kuraklık yazıları niçin önemlidir?

Çünkü;

“Yüzyılın çevre felaketi” olarak nitelendirilen iklim değişikliği süreci doğal kaynakları, başta su ve yeşil çevre olmak üzere yok olmaya sürüklemektedir.


İklim değişikliği tüm doğal kaynakları ve biyolojik çeşitliliği olumsuz olarak etkilemektedir.


İklim değişikliğinin sonuçlarında olan


· Gezegenimizde hayatın süründürülebilme-sini tehlikeye atmaktadır.

· Salgın hastalıkları yaygınlaştırmak-tadır.

· Birçok canlı türünün hayatiyetini tehlikeye atmaktadır.

· Doğanın sürmekte olan dengesini bozmaktadır.

· Ekonomik faaliyetleri ve yatırımları olumsuz etkilemektedir.
· Gıda fiyatları özellikle gelişmiş ülkeler dışında-Türkiye dahil- hızla artacaktır.

· Türkiye gibi düşk gelirli pek çok ülkede ekonomik istikrarsızlıklara yol açacaktır.

· Deniz ve göl suyu sıcaklıkları artmaktadır.

· Deniz suyu seviyeleri artmaktadır. Bu durum kıyı şehirlerinin yok olmasına yol açabilecektir.

· Tarım arazileri azalmaktadır.

· Ormanlar kalitesini kaybetmekte ve azalmaktadır.

· Sulak alanlar azalmaktadır.

· Su kaynakları varlığını kaybetmekte veya azalmaktadır.

· Kuraklaşma çölleşmeyi teşvik etmektedir.

· Dünyanın arazi yapısı bozulmaktadır.

Dünya su döngülerinin hızla değişmesi sulak alanların ve ormanların tahrip olması ,tarım alanlarının azalması,geri dönülemez bir sürecin başlamasına yol açmaktadır.

Kuraklıkla beraber artan orman yangınları oksijen/karbondioksit dengesini oksijen aleyhine bozmaktadır.