Adnan Menderes Stadı'ndaki çalışmalar sürerken, gözlerden uzak kalan bir sorun yeniden gündeme geldi. Yan sahaların tribün altlarında bulunan ve amatör spor kulüplerinin malzeme deposu olarak kullandığı alanlarda yaşanan hırsızlık olayları, yıllardır çözülemeyen bir güvenlik açığını bir kez daha ortaya çıkardı.
Öncelikle işleyişi bilmeyenler için sistemi anlatayım.
1 ve 2 Nolu Yan Sahaların tribün altındaki boş alanlar yaklaşık 20-30 amatör spor kulübü tarafından depo olarak kullanılıyor. Kulüpler, Aydın Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Efeler Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü'ne başvuruyor, yer talep ediyor. Müdürlük de tamamen iyi niyet çerçevesinde bu alanları ücretsiz tahsis ediyor.
Ancak burada önemli bir detay var.
Size öyle hazır depo vermiyorlar. "Alan sizin, odanızı kendiniz yapın" diyorlar. Kulüpler de demirini, profilini, sacını alıyor, kaynakçısını getiriyor ve kendi imkanlarıyla küçük depolarını oluşturuyor. Herkes memnun. Kulüpler malzemelerini koyacak yer buluyor, Gençlik ve Spor da kulüplerin sorununu çözmüş oluyor.
Ta ki bir hırsızlık yaşanana kadar...
Geçtiğimiz günlerde bir kulübün deposu soyuldu. Yeni sezon için alınan 10 futbol topu çalındı. Bu ilk olay da değil. Daha önce de farklı kulüplerin depolarından forma ve spor malzemeleri çalınmıştı. Ayrıca daha önce hatırlarsanız stadın tuvaletlerindeki musluk başlıkları bile çalınmıştı…
Yani şu olay yılda bir kere bilemedin 2 yılda bir kere yaşanıyor işte.
Olayın ardından zaten haber de yapmıştım. Konuyu gündeme taşıdım. Sonrasında hem kulüp yöneticileriyle hem de Gençlik ve Spor yetkilileriyle görüştüm.
Kulüpler haklı olarak, "Burada güvenlik görevlileri var ama güvenlik kamerası da takılsa bu olayların önüne geçilemez mi?" diye soruyor.
Gençlik Spor yetkililerin cevabı ise oldukça net.
Statların güvenlik kamera sistemi ASELSAN'ın sorumluluğunda bulunuyor. Bakanlık onayı olmadan farklı bir firmanın gelip kamera takması mümkün değil. İl veya ilçe müdürlüğünün de tek başına böyle bir yetkisi bulunmuyor.
Yani sanıldığı gibi "kamera takın bitsin" denilecek kadar basit bir süreç yok.
Malum resmi prosedürler vs.
Peki suçlu kim?
Açık konuşmak gerekirse burada doğrudan Gençlik Spor'a yüklenmenin çok doğru olduğunu düşünmüyorum. Çünkü ortada tamamen iyi niyetle oluşturulmuş bir sistem var. Kurum, kulüplere ücretsiz alan tahsis ediyor. Bunun karşılığında da depoların yapımını kulüpler üstleniyor. Gençlik Spor iş gördüğü için, kulüpler de işleri görüldüğü için mutlu oluyor.
Bence kulüpler de depolarını oluştururken biraz daha sağlam malzemeler kullanmalı. Daha güvenli kapılar, daha güçlü kilitler ve daha dayanıklı yapılar tercih edilmeli. Bir kez yapılacaksa uzun yıllar kullanılabilecek şekilde yapılmalı.
Ancak bu da tek başına çözüm değil.
Asıl çözüm bana kalırsa yine de güvenlik kamerası.
Çünkü kamera sadece hırsızı yakalamak için değil, hırsızın o bölgeye girmesini engellemek için de en büyük caydırıcı unsur. Bugün o alanlarda kamera olmadığı için hırsızlar rahat hareket edebiliyor.
Yeni stadın tamamlanmasının ardından tabii ki son derece modern güvenlik sistemleri kurulacaktır. Benim merak ettiğim ise bu sistemlerin yan sahaları ve tribün altındaki depoları da kapsayıp kapsamayacağı...
Çünkü orada sadece demir yığını değil, amatör kulüplerin kısıtlı bütçelerle bin bir emeklerle aldığı forma, top ve malzemeler bulunuyor.
Kimsenin mağdur olmaması için çözüm aslında belli.
O güne kadar kulüpler depolarını daha sağlam hale getirmeli, yeni stadın hizmete girmesiyle birlikte de yan sahaları görecek güvenlik kameralarının sisteme dahil edilmesi sağlanmalı.
Böylece ne kulüpler zarar görür ne de iyi niyetle çözüm üretmeye çalışan kurumlar haksız eleştirilerin hedefi olur.
Kulüpler depolarını daha sağlam yapsın. Kurumlar da resmi yazılarında bu olayları gerekçe gösterip, 2 tane fazla güvenlik kamerası yazsın. Yan sahalardaki tribünlerin arkasını kameralar görsün.
Herkes rahat etsin.