Türk futbolunun en büyük yükünü omuzlayanlar belki de en az imkâna sahip olanlar…
Amatör spor kulüpleri.
Bir yanda futbolcu, antrenör, malzeme, forma, deplasman, yemek, saha, hakem ve daha sayamadığımız onlarca gider…
Diğer yanda her geçen gün artan maliyetler.
Şimdi bunların üzerine Türkiye Futbol Federasyonu’nun yeni talimatları ve yeni fiyat tarifesi eklendi.
En düşük kalemlerden biri olan filiz lisans ve vize ücretinin 500 TL olması bile amatör kulüpler açısından başlı başına ciddi bir yük.
Basit bir hesap yapalım.
Bir kulüp vizesini yaptı. 5 Bin TL. Bu güncel ve aktif kulübün kadrosunda 20 futbolcu olsun. Transfer yapmasın, yeni oyuncu almasın, mevcut kadrosunu korusun.
Sadece 20 futbolcunun lisans yenileme bedeli:
Kulüp vizesi 5 Bin TL. oyuncuların vizesi 10 bin TL. Toplam 15 Bin TL.
Daha transfer yok…
Forma yok…
Malzeme yok…
Deplasman yok…
Yemek yok…
Saha gideri yok…
Antrenör gideri yok…
Hakem, sağlık, ulaşım ve diğer masraflar yok…
Yani 15 bin TL, aslında daha yolun en başındaki rakam.
Bu nedenle Türkiye’nin dört bir yanında Amatör Spor Kulüpleri Federasyonlarından tepkiler yükseldi.
İlk ciddi çıkışı Uşak ASKF Başkanı Osman Kocabıyık yaptı. Ardından Ege Bölgesi’ndeki diğer ASKF başkanları da peş peşe açıklamalar yaparak TFF’nin yeni uygulamalarına tepki gösterdi.

***
Aydın’da ise iş biraz daha ileri taşındı.
Aydın ASKF yönetimi önce olağanüstü toplantısını gerçekleştirdi. Ardından da kulüplere açık bir çağrıda bulundu:
“Liglerden çekilin, boykot edin.”
İşte tam bu noktada mesele biraz daha karmaşık hale geliyor.

***

Çünkü boykotu destekleyen kulüpler var.
Kafası karışık olan kulüpler var.
Bekleyip gelişmeleri izleyen kulüpler var.
Ve açıkçası bu sürecin popülizminin kurbanı olmak istemeyen, karar vermeden önce sonuçlarını görmek isteyen kulüpler de var.
Bunların hepsi anlaşılabilir.
Çünkü alınacak karar yalnızca bir açıklamadan ibaret değil.
Bir kulüp ligden çekildiğinde sahaya çıkmayacak.
Oyuncularının geleceğini etkileyecek.
Sezon planlamasını değiştirecek.
Belki ekonomik olarak başka bir yükün altına girecek.
Dolayısıyla herkesin aynı cesaretle aynı kararı vermesini beklemek kolay değil.
Ama…
Madem konu “birlik ve beraberlik”.
Madem mesele “amatör futbolun geleceği”.
Madem TFF’nin uygulamalarına karşı bir boykot çağrısı yapılıyor…
O zaman burada samimiyetin de ortaya konulması gerekiyor.
Benim açımdan bunun en net göstergesi de Gelişim Ligleri olacaktır.
Aydın Büyükşehir Belediyespor, Aydın Yıldızspor, Pınarbaşı ve Cüneyt Doğruer…
Eğer boykot konusunda gerçekten kararlıysak, bu kulüplerin de Gelişim Ligleri’ne katılmama yönünde karar alması gerekiyor.
Çünkü “Gelişim Ligleri ayrı, yerel ligler ayrı” diyerek işin içinden çıkmak bana göre mümkün değil. Herkes para harcıyor. Herkes sahalara para ödüyor. Herkes transfer vs. yapıyor…
Mesele gerçekten birlik ve beraberlikse…
Herkes elini taşın altına koymalı.
Yerel liglerde mücadele eden kulüplerden fedakârlık beklenirken, diğer tarafta bazı kulüplerin farklı gerekçelerle sürecin dışında kalması ister istemez soru işaretleri oluşturur.
O yüzden artık sözden çok eylem zamanı.

Boykotsa boykot.
Ama gerçekten boykot.

***

Aydın Büyükşehir Belediyespor, Aydın Yıldızspor, Pınarbaşı ve Cüneyt Doğruer Gelişim Ligleri’ne katılmama kararı alırsa, işte o zaman bu çağrının ne kadar güçlü ve samimi olduğunu hep birlikte görürüz.
Ardından yerel liglerde mücadele edecek kulüplerin de aynı iradeyi ortaya koyması beklenebilir.
Kimse kusura bakmasın…
Bu işin sonunda “Benim durumum farklıydı”, “Bizim şartlarımız böyleydi”, “Biz şu nedenle katıldık”, “Bizim ligimiz ayrıydı” gibi gerekçeler havada uçuşursa, ortada bir birliktelikten söz etmek zorlaşır.
Elbette boykot doğru mu, yanlış mı?
Aydın ASKF’nin aldığı tavır iyi mi, kötü mü?
Bunun cevabı bugün net değil.
Tartışılır.
Hatta uzun uzun tartışılması da gerekir.
Çünkü mesele amatör futbolun geleceği.
Ama artık bir şeyin de netleşmesi gerekiyor:
Bu gerçekten bir mücadele mi, yoksa sadece popülizm şovu mu? Ya da sıradan tepki açıklamalarından mı ibaret?
İşte bunu zaman gösterecek.
Ve açıkçası ben de merak ediyorum.
Boykot konusunda herkes ne kadar samimi?
HERKES elini gerçekten taşın altına koyacak mı?
Yoksa olan yine bizim gariban kulüplerimize mi olacak?