AYSO’da seçim heyecanı da başladı. Aydın Sanayi Odası’nda 2 Ekim’de yapılacak seçimler için yarış artık iki aday arasında şekilleniyor. Başkanlık için ilk adaylığını açıklayan isim Mehmet Tuncer oldu. Ardından mevcut Başkan Gökhan Maraş da yeniden adaylığını duyurarak Mavi Liste ile yola devam edeceğini açıkladı.
Bir tarafta değişim hedefiyle yola çıkan Mehmet Tuncer, diğer tarafta dört yıllık görev süresinin ardından yeniden üyelerin karşısına çıkan Gökhan Maraş var.
Elbette son sözü AYSO üyeleri söyleyecek. Sandık kurulduğunda herkes kendi kararını verecek.
Ancak Gökhan Maraş’ın adaylık lansmanında ortaya koyduğu tabloya baktığımızda, karşımızda sadece yeniden adaylığını açıklayan bir başkan olmadığını görüyoruz. Maraş, geride kalan dört yılı anlatırken yeni dönem için hazırladığı projeleri de tek tek ortaya koydu.
Burada Maraş’ın hakkını teslim etmek gerekiyor.
Dört yıllık görev süresinde AYSO’nun çalışmalarını ihracat, dış ticaret, eğitim, dijital dönüşüm ve uluslararası iş birlikleri gibi farklı alanlara taşıyan Maraş, şimdi ikinci dönem için daha büyük hedeflerle yola çıkıyor.
Üstelik bu kez sadece “devam” demiyor. Aydın sanayisinin önüne yeni hedefler koyuyor.
Gökhan Maraş’ı anlatırken önce şunu söylemek gerekiyor: Bu işi sadece bir oda başkanlığı olarak görmüyor. Sanayicinin derdini dinleyen, Aydın’ın üretim gücünü bilen ve bu gücü daha ileri taşımak için kafa yoran bir anlayış ortaya koyuyor. Dört yıllık dönemde yapılan çalışmalara bakıldığında da bunun izlerini görmek mümkün.
İhracattan dış ticarete, eğitimden dijital dönüşüme, uluslararası iş birliklerinden yeni yatırım alanlarına kadar pek çok başlıkta çalışma yürütülmüş.
Ama Maraş’ın farkı biraz da burada ortaya çıkıyor.
Geçmişte yapılanları anlatıp kenara çekilmek yerine, “Şimdi Aydın için daha ne yapabiliriz?” sorusunun peşinden gidiyor. Lansmanda açıkladığı projelere baktığımızda da bunu açıkça görüyoruz.
Yeni hizmet binası bunlardan biri.
Bu proje, yalnızca yeni bir bina yapmak olarak düşünülmemiş. Toplantı ve konferans salonları, eğitim alanları, danışmanlık birimleri ve proje çalışma alanlarıyla sanayicinin ihtiyaç duyduğu pek çok hizmeti aynı çatı altında buluşturacak bir merkez hedefleniyor.
Maraş’ın “Biz sadece yeni bir bina inşa etmeyeceğiz, Aydın sanayisinin yeni dönemine bir merkez inşa edeceğiz” sözü de boşuna söylenmiş bir söz değil. Çünkü iyi bir oda yönetimi yalnızca evrak işi yapan bir yapı olmamalı. Sanayicinin önünü açmalı, yol göstermeli, gerektiğinde elinden tutmalı.
Maraş’ın AYSOTEK projesi de tam olarak bu anlayışın üzerine kuruluyor.
Devlet destekleri, proje geliştirme, fizibilite, AR-GE, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik gibi alanlarda sanayiciye uzman desteği verilmesi hedefleniyor. “Git, araştır, bul demek yerine, gel, birlikte yapalım demek istiyoruz” cümlesi bana göre Maraş’ın yaklaşımını anlatan en samimi ifadelerden biri. Çünkü sanayicinin her şeyi tek başına bilmesi mümkün değil.
Bazen bir teşviki bulmak, bazen bir projeyi hazırlamak, bazen de doğru insanla doğru zamanda bir araya gelmek gerekiyor. Odanın burada yol gösteren bir yapıya dönüşmesi, sanayici açısından ciddi bir değer.
Maraş’ın Aydın’ın tarımsal ürünlerini sanayiyle buluşturma hedefi de ayrıca önemli.
İncir, zeytin, enginar, kestane ve kekik gibi ürünler Aydın’ın zaten güçlü olduğu alanlar. Fakat asıl kazanç, bu ürünleri sadece satmakla değil, işleyip daha yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmekle sağlanabilir.
Maraş’ın bitkisel ekstraktlardan ilaç hammaddelerine, gıda takviyelerinden ileri işlenmiş ürünlere kadar yeni üretim alanlarını gündeme getirmesi, Aydın’ın sahip olduğu potansiyeli farklı bir pencereden ele aldığını gösteriyor. Savunma sanayisi hedefi de aynı şekilde.
Aydın’daki firmaların üretim kabiliyetlerinin ortaya çıkarılması, güçlü bir sanayi envanteri oluşturulması ve savunma sanayisinin ana firmalarıyla temas kurulması planlanıyor.
Maraş burada da ezberin dışına çıkan bir cümle kuruyor:
“Bazen mesele yeni bir fabrika kurmak değildir, bazen mesele var olan fabrikanın önündeki yeni kapıyı göstermektir.” Bence Gökhan Maraş’ın en güçlü taraflarından biri tam da bu.
Aydın’da ne var, kim ne üretiyor, hangi firma hangi işi yapabiliyor ve bu firmalar hangi yeni alanlara girebilir? Bu soruların peşinden gitmek, sanayiyi yalnızca bugünkü haliyle değil, gelecekteki kapasitesiyle düşünmek demek.
Aydın Girişim Sermayesi Yatırım Fonu projesi de yine geleceğe dönük düşüncenin bir başka örneği.
Sanayicilerin sermayelerini ortak bir yatırım çatısı altında değerlendirmesi ve yüksek teknoloji yatırımlarının desteklenmesi hedefleniyor. Savunma sanayisi, biyoteknoloji ve ileri sanayi gibi alanların özellikle öne çıkarılması da Aydın’ın sadece mevcut gücünü koruyan değil, yeni sektörlerde de söz sahibi olan bir şehir olması isteğini ortaya koyuyor.
Maraş’ın genç sanayicilere verdiği önem ise ayrıca takdir edilmeli.
İkinci ve üçüncü kuşak sanayicileri deneyimli iş insanları, profesyonel yöneticiler, akademisyenler ve uzmanlarla buluşturacak mentörlük ve koçluk programı hazırlanıyor. “Biz sadece bugünün sanayisini yönetmek istemiyoruz, yarının sanayicilerini hazırlamak istiyoruz” sözü burada çok şey anlatıyor.
Çünkü bugün bir fabrikayı ayakta tutmak kadar, yarın o fabrikayı yönetecek gençleri yetiştirmek de önemli. Maraş’ın yeni dönem planlarında gençleri, eğitimi ve mesleki gelişimi ayrı bir yere koyması bu açıdan kıymetli.
Uluslararası pazarlara açılım hedefi de unutulmuyor. Yeni fuarlar, B2B görüşmeleri, ticaret bağlantıları ve uluslararası iş birlikleriyle Aydınlı sanayicilerin dünyaya daha fazla açılması amaçlanıyor. Bütün bu projeleri yan yana koyduğunuzda ortaya sadece bir seçim kampanyası çıkmıyor.
Aydın sanayisinin önümüzdeki yıllarına ilişkin bir yol haritası çıkıyor.
İşte Gökhan Maraş’ın bugün geldiği noktada en güçlü tarafı da bu.
Sadece konuşmuyor, proje ortaya koyuyor. Sadece geçmiş dönemi anlatmıyor, önüne bakıyor. Sadece sanayicinin bugünkü sorunlarına değil, Aydın’ın yarınki üretim gücüne de kafa yoruyor. Üstelik bunu tek başına yapma iddiasında da değil. Meclis, Yönetim Kurulu, Meslek Komiteleri, çalışanlar ve oda üyelerinin ortak emeğini özellikle vurguluyor.
Bu da önemli.
Çünkü bir oda başkanının başarısı yalnızca kendi performansıyla ölçülmez. Etrafında oluşturduğu ekip, sanayiciyi ne kadar sürece kattığı ve ortaya koyduğu projelerin ne kadar sahiplenildiği de en az bunun kadar önemlidir.
Lansmanın sonunda Mavi Liste’de yer alan firma temsilcilerinin sahneye çıkması ve Maraş’la birlikte fotoğraf vermesi de bu birliktelik görüntüsünü ortaya koydu.
Şimdi son sözü AYSO üyeleri söyleyecek.
2 Ekim’de sandık kurulacak. Fakat bugünden bakıldığında Gökhan Maraş’ın ortaya koyduğu tabloyu küçümsememek gerekiyor. Dört yıllık görev süresinin ardından yeniden aday olurken sadece “Ben devam etmek istiyorum” demiyor. “Şunları yaptık, şimdi de bunları yapacağız” diyerek üyelerin karşısına çıkıyor. Bence bir başkan adayı için bundan daha güçlü bir çıkış yolu kolay bulunmaz. Çünkü siyaset de oda seçimleri de sonunda sözden çok yapılan işlere bakar.
Maraş’ın önünde şimdi yeni bir sınav var.
Ama şu bir gerçek: Aydın sanayisinin sorunlarını bilen, sanayicinin sesini duyan ve şehrin üretim gücünü büyütmek için yeni hedefler ortaya koyan bir başkan profili çiziyor. Mavi Liste ile verdiği “yola devam” mesajı da tam olarak buradan güç alıyor. Son sözü elbette sandık söyleyecek.
Ama Gökhan Maraş, AYSO’da ikinci dönem için sadece adaylığını değil, Aydın sanayisi için yeni hedeflerini de ortaya koyuyor.