Gelecek hafta başında, 6 Eylül de büyük bir pandemi olumsuz gelişmesi olmazsa , en sıcak yaz ayları ve tatilin dönüşünde büyük olasılıkla , uzun salgın kısıtlamasının ardından nihayet Okullarımız açılacak.

Açıkça geçtiğimiz yıl uzaktan yapılan eğitim ne kadar başarılı olduğu tartışılır.

Çünkü insan sosyal kişiliği ile sadece öğretim değil , eğitim içinde yüz yüze olmak zorundadır.

Yüz yüze eğitimi özleyen İlk Orta ve Lise öğrencileri okulları, koridorları ve kantinleri bahçeleri şenlendirecek yine,özlediğimiz bayramlarda kortejlerde göreceğiz gençlerimizi.

Bir ilkokulun hemen karşısında evim.

Aramızda geniş bir bulvar var, ama evin terasından okulun bahçesi görünüyor.

Bir iki ay önce uzaktan erişimle karne dağıtımıyla kapanan okullarımızda , bu pazartesi sabahı törenlerle açılışı yapılacak.

Okullar çocuksuz olunca çok sessiz ve pek ıssız.

Tıpkı içinde yumurta olmayan menemen , yoğurt yerine su ile yapılan cacık gibi , tatsız tutsuz, çünkü okullar bizim 2. Evimiz.

Hani bir milli eğitim bakanına atfedilen “ şu okullar olmasaydı, eğitimi ne güzel idare ederdik “ dediği hiciv içinde adeta o günlerdeyiz.

Alıştığımız teneffüs koşuşturması , haykırışları , hababam film müziği ile çalan ara ziller, kapı önünde bekleşen veliler olmayınca tadı yok okulların.

Gerçi Okul 'a yapılan suni çim futbol sahası ile tüm yaz gece yarılarına dek maçların gürültüsüne de alışmıştık ama, Çocukların ki bir başka..!

Çocukluğumun ilkokul yılları..!

Yıllar önce çocukluğum ve gençliğimin geçtiği Cuma mahallesinden , yaşıtlarım okula yazıldıkları bundan tam 59 yıl önce yaşım tutmadığı için rahmetli Müdürü Ziya Gökçen hocamın , okuldaki kümes'e , tel takılması karşılığında , torpille (!) bir yaş okula erken yazılmam ile başlayan 7 Eylül ilkokulu günleri geldi aklıma..!

Okulun İlk Müdürü Aydın'ın seçimle koltuğa oturan ilk belediye başkanı Ahmet Emin Arkayın idi.

Benim okul'a başladığım 1962 yılında ilkokulun müdürü nerdeyse çeyrek asırdır aynı okulda Müdürlük yapan rahmetli Ziya Gökçen idi. Milletvekili İsmet Sezgin, Belediye Başkanı Orhan Esin, Avukat Hilmi Becerik ve Nedile Becerik başta olmak üzere Aydın'ın tüm tanınmış kişileri ve aileleri bu okulun mezunlarındandır.

İlk Öğretmenim ise hiç unutmam rahmetli İnci Çeri .

bir çocuğun hayatının şekillenmesi ilkokul öğretmenlerinin çabasıyla başlar.

İlkokul öğretmeniniz sizi hayata sevdirir de , umutlarınızı söndürebilirde..!

İlkokul hocam İnci hanım, Rahmetli Avukat Fahrettin Çeri'nin eşiydi.

1976 yılında bir kaza sonucu yaşamını yitirdi eşinden yıllar önce .Her dini bayramda ziyaret ederim mezarı başında.

Tarihi Okul 7 Eylül tahta döşemeleri ve yine tahta tavanları ile ahşap döşemeli en eski binasında öğretim görmeye başladım.

Tahta döşemelerin arasından bozuk paranız veya küçük eşyalarınız düştüğünde girişi olmayan bodrum 'da kalır , asla alamazdık.

İlkokul 'a 7 Eylül 'de bir yaş erken başladığımdan diğerlerine göre daha çekingen ve yabancı bir ortamda kardeşimin eşliğinde okula giderdim.

Okulun açıldığı ilk gün büyük kardeşim ilk derse girerken ,

-“ bak dersler bitince , son zil çalacak o zaman herkes çıkacak sen de arkadaşlarınla eve dönersin “ diye sıkı sıkı tembihledi.

Yaşım tutmadığından , okul'a bir iki gün geç başlamam nedeniyle, bana bir sırada yer gösteren hocamız neler alınması gerektiğini yazdığı not'u bana uzatarak , pek de yabancı olduğum arkadaşlar arasında ilk ders sona erdi.

Zil çaldı.

Çocukluk aklımla , “zil çalınca eve gideceğimi söyleyen “ kardeşimin sözünü hatırlayıp, bir koşu , okuldan çıkıp, eski itfaiye arkasındaki sokaktan aşağıya koşarak eve vardım.

Herkes şaşkın evde beni karşıladı.

Az önce okula bıraktıkları ben , ilk ders çıkışı ve 1 saat sonra evdeydim..!

-“Oğlum niye geldin sen erkenden ..? dedi anam,

- “Eee zil çalınca eve gelirsin dedi ablam , zil çaldı ben de çıktım geldim”

Elimden tutup beni ikinci dersin başında tekrar okula yetiştirdiler.

Durumu hocaya anlattılar , ben gene yerime oturdum ama, sınıf kıs kıs gülmekten kendini alamadı.

Ne çok utanmıştım..!

İşte böyle erken okula yazılıp, erken mezun oldum.

Efeler Ortaokulu , Aydın Lisesi, İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi derken ,

Tam 15 yıl tahsil hayatı ile geçmiş.

Ama durun daha bitmedi..!

yaş oldu 64 ..!

“Okumanın yaşı olmaz “ özdeyişindeki gibi,

hala okumaya devam ediyorum..!

Yok kitap dergi, okumayı kastetmiyorum..!

zaten onları elimden düşürmem de,

Anadolu Üniversitesi, Açık Öğretim Fakültesi, Ön lisans öğrencisiyim..!

Bundan kelli, alaylı değil , iki sene sonra diplomalı mezun olarak açık öğretim ile 3 üniversite daha mezunuyum.

Herkese öneriyorum.

İkinci Üniversite dedikleri Açık Öğretim Fakültesi programlarının mutlaka size en uygun bir bölümü mutlaka vardır..!

Tarım'dan , tarihi eserlere, Fotoğrafçılıktan ,Radyo Tv yayıncılığına,

Kitaplarından çalışıp , sınavlara giriyorsunuz..!

Allah ömür verirse, diğer bölümlere devam inşallah..!

Yeni öğretim yılında , tüm gençlere öğrencilere velilere sadece bir önerim olacak ,

olmak istediğiniz meslek için şimdiden istediğiniz bölüm ve programı seçmek..!

gerisi zaten başarıdır.

Çünkü istediğiniz işte çalışmak , insanı hiç yormaz..!

Pazartesi yeni heyecanla okullarına kavuşacak tüm çocuklarımıza ve Liseli ,

Üniversiteli gençlerimize başarılar diliyorum.

Pazartesi tekrar görüşmek üzere, kalın sağlıcakla..!


SÖZÜN ÖZÜ:

HAYATIN BAZI PÜF NOKTALARINA DİKKAT ETMEZSENİZ ,

ÖMRÜNÜN KALANINI TÜH NOKTALARINDA GEÇİRİRSİNİZ.


MEHMET ÖZÇAKIR

[email protected]

PK:110 EFELER AYDIN

GSM : 0.542.7608691