Üyesi bulunduğum meslek örgütü Aydın Gazeteciler Cemiyeti’nin (AGC) Genel Kurulu, geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşti. Genel kurulda Anadolu Ajansı İl Temsilcisi Ferdi Uzun’un mavi listesiyle, Olay Aydın Gazetesi İmtiyaz Sahibi Fatma Yazıcı’nın sarı listesi yarıştı. Benim de içinde bulunduğum mavi liste 67 oyla seçimi kazandı, sarı liste ise 44 oyda kaldı. ‘Mavi liste seçimi kazandı’ dediğime bakmayın. Esasen seçimin kazananı bizler yani basın camiası oldu. Genel kurul son derece dostane bir ortamda geçti. Propaganda döneminde yapılan bazı asılsız söylemler hariç camiamızın saygınlığına gölge düşürecek eylem ve söylemlere pek tanık olmadım diyebilirim.

Belki bu satırları okuyan çoğu kişi belki bilmez ama ben Aydın’da gazeteciliğe Anadolu Ajansı’nda yurt muhabiri olarak başladım. Bu süre zarfında AGC Başkanı, çok sevgili abim Ferdi Uzun’la teşriki mesaimiz oldu. Daha sonra ajans muhabirliğini bırakarak yerel basında mesleğimi sürdürdüm. Halen sürdürmekteyim.

***

Ferdi Uzun, gerek iletişim fakültesi mezunu bir gazeteci olmasıyla gerek sahada edindiği bilgi ve deneyimleriyle gerekse de olumlu insanî özellikleriyle tam da o makama yakışacak bir gazetecidir. Genel kurulun iradesi de bu yönde tecelli etmiştir. Onu tanıyanlar bilecektir ki, tek kaygısı gazeteciliktir, haberciliktir. Birilerine yaranma, belli siyasi görüşlerin borazanlığını yapma şeklinde etik dışı hiçbir davranışa tevessül etmemiştir, bundan sonra da etmeyeceğine adımın Kıvanç Uğur olduğu kadar eminim.

***

Seçim öncesinde Ferdi Uzun’a yöneltilen en büyük eleştirilerden birisi Anadolu Ajansı muhabiri olduğundan hareketle, ‘Yarın bir meslektaşımız iktidar partisi mensubu bir siyasetçiyle sorun yaşasa Ferdi Uzun, meslektaşımızın yanında durabilecek mi?’ şeklindeki eleştirilerdi. Ferdi Uzun, genel kurulda yaptığı konuşmada bu konudaki düşüncelerini çok net biçimde dile getirdi. Meslektaşları nerede haksızlığa uğrarsa orada olacağını, cemiyet binasında değil, bizzat olayın yaşandığı yere gidip açıklama yapacağını üstüne basa basa söyledi. Bazı çevrelerin sanki cemiyetin tek görevi, siyasi iktidara veya güç sahiplerine karşı eleştirel açıklamalar yapmasıymış gibi bir hava estirmesini de doğru bulmadığımı belirtmek isterim.

***

Ferdi Uzun’a muhalefet edenlerin ileri sürdüğü başka bir argüman ise ‘Uzun ve ekibi seçimi kazanırsa AGC’yi lağvedip Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’ne katılacaklar’ iddiasıydı. Bu konuyu da açıklığa kavuşturan Uzun, birleşme olursa bunun her ne koşulda olursa olsun AGC çatısı altında olacağını çok kesin bir dille ifade ederek, bu tartışmalara da noktayı koydu. Bizler de aynı kanaatteyiz. AGC yönetiminde yer alan bir isim olarak AGC Başkanı Uzun’un söylemlerinin altına tümüyle imzamı atıyorum.

***

Tamamı geçimini gazetecilikten sağlayan, gazetecilik dışında herhangi bir kaygısı olmayan her yaş ve tecrübeden gazeteciyi barındıran yeni yönetim, inanıyorum ki, çok güzel işler yaparak, bayrağı daha yükseğe taşıyacaktır. Meslektaşlarımızdan gelen ve gelecek olan yapıcı eleştirilere her zaman açığız. Yapıcı eleştiri ve öneriler bize her zaman güç verecektir.

Kalın sağlıcakla…