Miraç gecesi tüm Müslümanlar için sadece bir kandil gecesi değildir. Bu mübarek gece Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Allah’ın huzuruna davet edildiği ve insanlığa çok önemli mesajlarla döndüğü önemli bir gecedir. Miraç’ı anlamak, aslında bu mesajları bugüne taşımak, uygulayabilmek ve duyurabilmektir.

Miraç gecesi bakıldığında Peygamber Efendimizin hayatında çok zorlu bir döneme denk gelmiştir. Sevgili eşi Hz. Hatice’yi ve en büyük destekçisi olan amcası Ebu Talib’i kaybetmiştir. Taif’te hor görülmüş, taşlanmış, insanlardan beklediği karşılığı alamamıştır. İşte tam da bu sıkıntıların ardından Allah, Resulü’nü huzuruna kabul etmiştir. Sadece bu kısımda bile çok güçlü mesajlar vardır. Zorluklar sonsuz değildir, sabrın ardından mutlaka bir kapı açılır…

MİRAÇ GECESİNDE NE OLMUŞTU?

Kur’an-ı Kerim’de İsra Suresi’nin ilk ayetinde bu büyük olay açıkça bildirilmiştir. Miraç Allah’ın kudretinin bir göstergesidir ve kullarına olan merhametinin de açık bir delilidir.
Miraç gecesinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Cebrail (a.s.) ile birlikte Mescid-i Haram’dan Mescid-i Aksa’ya götürülmeden önce Peygamberimiz uykudan uyandırılıp, heyecan, korku, endişe gibi insani duygulara kapılmaması için Allah'ın emrettiği üzere melekleri tarafından bu duyguları alınmıştır. Bazı kaynaklarda bu olay ameliyat edildi şeklinde de geçiyor. Daha sonra yolculuk gerçekleşiyor ve burada diğer peygamberlere namaz kıldırmıştır. Ardından semaya yükseltilmiş, her katta bir peygamberle görüşmüş, Sidretü’l-Münteha’ya (Allah'a yaklaşmada varlıkların ulaşabileceği son sınır) kadar ulaşmıştır.

TAHİYYAT DUASI

Miraç gecesinde Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Allah’ın huzuruna kabul edildiğinde rivayetlere göre aralarında güzel bir hitap gerçekleşmiştir. Efendimiz (s.a.v.), “Ettehiyyâtü lillâhi vessalavâtü vettayyibât” (Bütün tâzimler, övgüler, mülkler, kavlî, bedenî ve malî ibadetler Allah’a mahsustur.) diyerek Allah’ı yüceltmiş; Allah Teâlâ ise “Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh” (Ey Peygamber! Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun) buyurarak Resulü’nü selamlamıştır. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.), ümmetini de bu ilahi selamın içine dâhil etmiş ve “Esselâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhis sâlihîn” (Selam bizim ve Allah’ın salih kullarının üzerine olsun) diyerek müminleri unutmamıştır. Ardından melekler, “Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh” (Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve Muhammed O’nun kulu ve elçisidir) diyerek bu kutlu hitaba şahitlik etmiştir. İşte bugün namazlarımızda okuduğumuz Tahiyyat duası, Miraç gecesinde yaşandığı kabul edilen bu ilahi konuşmanın ümmete kalan en anlamlı emanetlerinden biridir. Bu yolculuk sırasında Allah’ın kudretine dair pek çok ilahi tecelliye şahit olmuş, ümmeti için af dilemiş.

50 VAKİT NAMAZ

Burada son olarak 50 vakit namaz farz kılınmıştı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), Miraç’tan dönüşte Hz. Musa (a.s.) ile karşılaşır. Hz. Musa, ümmetinin buna güç yetiremeyeceğini söyler ve tekrar Allah’ın huzuruna dönmesini tavsiye eder. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (s.a.v.) birkaç kez Allah’ın huzuruna çıkar. Her dönüşte namaz sayısı 10’ar vakit azaltılır. Bu durum birkaç kez tekrar eder. Sonunda namaz 5 vakte kadar düşürülür.

Hz. Musa yine “Ümmetin buna da zorlanır” dediğinde, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) artık utanıp tekrar dönmediğini ve Allah’ın hükmüne razı olduğunu ifade eder. (Buhârî, Müslim, TirmizÎ)
Yolculuk bittikten sonra Peygamberimize insani duyguları geri veriliyor ve bazı kaynaklara göre, 7 kat sema ziyareti, Peygamberizin Allah ile buluşması, görüşmesi gibi olaylar bittiğinde yatağının sıcaklığının soğumadığı, hatta bardakta sallanan suyun dahi sallanmasının devam ettiği bildiriliyor. Bunları duyup etkilenmemek elde değil...

Bu yönüyle Miraç, sadece Peygamber Efendimize verilen bir mucize değil, ümmete bırakılan büyük bir emanettir. Namaz, insanın Rabbine en yakın olduğu an, secdedir. Bu yüzden namaz, sadece bir ibadet değil; insanın hayata tutunma biçimidir. Ne zaman yorulsak, ne zaman daralsak, yönümüzü namaza çevirmemiz boşuna değildir.
Peygamberimiz Miraç’ta cenneti ve cehennemi de görmüş, ümmeti için çokça bağışlanma dilemiştir. Miraç Kandili vesilesiyle kendimize bakmamız gerekiyor. Rabbim kıldığımız namazları, ibadetlerimizi ve dualarımızı kabul etsin. Gönüllerimize ferahlık, hayatımıza istikamet versin…

Hayırlı kandiller.