Cumhuriyet’in ilanından çok partili yaşama kadar geçen süreçte Türkiye ekonomisinde hayvancılık ve tarım oldukça önemli bir yer tutmuştur. Örneğin bu süreçte hayvan sayısı üzerinden alınan vergiler bütçede önemli bir paya sahip olmuş ve ulaşım araçları henüz modernize edilemediği için nakliyat hayvanlar aracılığıyla yapılmıştır. Devlet, özellikle taşımacılıkta kullanılan hayvan varlığını sıkı denetlemiştir. Çünkü deve sahipleri bu dönemde hem deve âdeti üzerinden hem de taşımacılık nedeniyle iki kez vergilendirilmekteydi. Hayvancılık çok önemli bir vergi kaynağı olduğundan devlet tarafından her sene hayvan sayımları yapılmış ve hayvancılıkla ilgili istatistikler düzenli olarak tutulmuştur. Ancak II. Dünya Savaşı Türkiye’de her alanda olduğu gibi hayvancılıkla ilgili önemli sorunların yaşanmasına neden olmuştur.


Tarih boyunca İç Anadolu’dan küçükbaş hayvan sürüleri kışlamak için Aydın ovasına gelmiştir. Uzun yıllar durgun bir seyir izleyen hayvancılık II. Dünya Savaşı sonrası gelişme göstermiştir. Bölgede havyan varlığı sayısında ciddi bir artış olmuştur. Ancak imar, tevzi ve tarla açma nedeniyle meralar hızla azalmıştır. Ciddi sorunlar çıkmadan Ziraat İdaresi’nin hayvan yemliği olabilecek bitkilerin ekimini teşvik etmesi gerekmiştir. Yine yonca vb. bitkilerin tohumunun tedarikini söz konusu idare sağlamalıydı. Ancak bu konuyla ilgili önlemler yavaş alınmıştır. Hayvancılığın modernize edilmemiş olması kendi içinde riskler doğurmuştur. 1948 senesinde Söke ve civarında yağmur olmaması nedeniyle müthiş bir kuraklık yaşanmıştır. Hububat ekimi yapılamamış ve meralar kurumuştur. Bu nedenle Orta Anadolu’dan kışlamak için getirilen 50–60 bin koyun tehdit altına girmiştir. Yine aynı dönem içerisinde pek çok beldede ve köyde sığır neslini sağlayacak damızlık boğa bulunamamış, hayvan tohumlamada güçlükler yaşanmıştır.


Köylünün bu dönemde yaşadığı en önemli sorunlardan bir tanesi hayvan hırsızlıkları olmuştur. Hatta uzunca zaman Söke sahillerine adalardan gelen Yunan çeteleri buralardan hayvan çalmıştır. Hayvanı çalınanlar arasında Doğanbey belediye reise de vardı. Zaman zaman hırsızlarla vatandaş arasında silahlı çatışmalar çıkmış, bu durumu vilayet makamı da doğrulamıştır. Yunan çetelerinin yapmış olduğu bu havyan hırsızlıkları Hürriyet, Demokrat İzmir, Anadolu gazeteleri arasında söz dalaşına neden olmuştur. Anadolu gazetesi olayı doğrulamakta, gerekli tedbirlerin alınmasını istemektedir. Ancak diğer gazetelerin Söke’de herkesin silaha sarıldığı şeklindeki haberlerine karşı çıkmış ve millet arasına bu tarz haberlerle korku salındığını, devletin kolluk güçlerinin olduğunu ve bu güçlerin görevini yerine getireceğini belirtmiştir. Bölgede büyük sorunlar yaratan hayvan hırsızlıkları vatandaşı büyük zararlara uğratmıştır.


Hayvancılık üzerindeki vergiler II. Dünya Savaşı yıllarında çok fazla artırılmıştır. Bunun üzerine çift vergi uygulamasıyla karşı karşıya kalan deve sahipleri geçimlerini sağlayamaz hale gelmiştir. Kazanç karnesi olan develerden böyle çift vergi alınması Aydın’da halkın şikâyetlerine neden olmuştur. Çünkü ağır vergiler, dağ köylerinde üretilen incir, zeytin gibi mahsulün deve sahiplerinin taşıma işini yapmak istememesi nedeniyle bahçelerde çürüme riskini ortaya çıkarmıştır.


Köylüyü zor durumda bırakan gelişmelerden birisi de salgın şekilde ortaya çıkan hayvan hastalıklarıdır. 1946 yılında Aydın merkeze bağlı Işıklı, Şevketiye ve İncirliova bucağına bağlı Acarlar köylerinde çıkan pasteralloz hastalığı ile Çine ilçesine bağlı Dorumlar köyünde görülen şap hastalığı buna örnek olarak verilebilir. Hayvan hastalıklarını önlemek için devlet tarafından ciddi uğraş verilmiştir. Bölgede görülen hastalıklarından 25.919 hayvan dolaylı yada direk olarak etkilenmiştir. 1946 yılı sonbaharında 590 hayvanda salgın hastalık belirtisi görülmüştür. Salgın hastalıkların önüne geçebilmek için 20.355 adet hayvan aşılanmıştır. Hastalanan hayvanlardan 25.067’si kurtarılmış, 207 hayvan ölmüştür. Bu veriler, döneminde hayvan kıran adıyla anılan salgın hastalıkların yavaş yavaş önüne geçilmeye başlandığını bize göstermektedir. Çok partili yaşama geçiş sürecinin başlarında Aydın ilindeki hayvan sayımlarında elde edilen sonuçlar iyiye gidişin ipuçlarını vermiştir.


Tablo 1: Hayvan Sayısı

Hayvan Varlığındaki Değişim

1945 Yılı1946 Yılı

Koyun200.815218.577

Merinos 831 2.501

Kıl keçisi156.554157.143

Tiftik Keçisi 128 162

Deve 4.867 4.986

At, kısrak 17.350 18.233

Katır 1.824 1.924

Eşek 31.221 31.414

Manda 3.522 3.340

Öküz, inek126.124121.889

Toplam543.286560.159


Aydın ilinde tüm hayvan varlığı sayısında bir artış olmuştur. Sadece büyük baş hayvan sayısında nispi gerileme söz konusudur.

Tablo 2: Canlı Hayvan İhracatı

Hayvan İhracatındaki Değişim

1945 yılı1946 yılı

Koyun82.36382.892

Merinos--

Kıl keçisi7.0107.871

Tiftik Keçisi--

Deve-667

At, kısrak480398

Katır1732

Eşek241323

Manda754754

Öküz, inek19.08315.576

Toplam109.948108.516


Tablo 3: Kesilen Hayvan Sayısı

Mezbahalarda Kesilen Hayvan Sayısındaki Değişi

1945 Yılı1946 Yılı

Koyun-kuzu27.02630.250

Sığır 6.598 8.669

Kıl keçisi-Oğlak 7.315 4.535

Tiftik Keçisi- 13

Deve 22 10

Manda 27 10

Toplam40.98843.486

Türkiye’de II. Dünya Savaşı sırasında ekmek, şeker, tuz gibi temel gıda maddelerinin tedarikinde zorluk yaşanmıştır. 1945 ve 1946 yıllarında Aydın mezbahalarında kesilen hayvan sayısının artması, savaşın bitimiyle beraber halkın beslenme sorunlarının çözümlenmeye başlandığının bir göstergesidir.