ABD Başkanı Trump’ın kudüs açıklamasından sonra Orta Doğu bölgesi bir anda barut fıçısına döndü.Türkiye’nin öncülüğünde İstanbul’da toplanan 56 islam ülkesinden yapılan ortak açıklamada, “Başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletini tanıyoruz” denildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başkanlığında toplanan İslam ülkeleri zirvesine 17 Devlet Başkanı, 2 Cumhurbaşkanı Yardımcısı, 2 Emir, 1 Kral, 2 Meclis Başkanı ve 5 Başbakanın da aralarında bulunduğu 56 ülke temsilcisi katıldı. Sonuç bildirisinde Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine Kudüs’ün yasal statüsünün teyit edilmesi ve İsrail işgaline son verilmesi çağrısında bulunuldu.ABD’nin Kudüs kararının geçersiz olduğu ve hukuken de geçersiz olduğu ilan edildi. ABD’nin bu yasa dışı beyanının, Orta Doğudaki huzuru bozduğu ve ABD’nin barış destekçisi değil, bölgede huzuru bozan bir ülke olduğu ifade edildi.Yaşanan olaylardan da anladığımız kadarıyla ABD ve müttefiklerinin hegomanyasındaki bir dünyada yaşıyoruz. ABD’nin yayılması siyaseti yüzünden Orta Doğu yeniden şekillendirilmek isteniyor. Bütün amaç, İsrail’i korumak ve bölgedeki yeraltı kayanklarına el koymak. Böl ve yönet siyaseti nedeniyle emperyalizmin güdümünde mini mini devletçikler ortaya çıkıyor. Mazlum halklar birbirine kırdırılıyor. Kudüs’ün ABD tarafından İsrail’in Başkenti ilan edilmesi bunun en somut örneğidir. Zirvenin sonuç bildirgesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Abbas ile birlikte açıkladı. Bu tarihi zirveyle bir kez daha Kudüs’ün sahipsiz olmadığını karar sahipleri başta olmak üzere tüm dünya kamuoyuna gösterildi. Hatada ısrar etmenin kimseye faydakı yoktur. İnşallah ABD makamları, aldıkları yanlış karardan dönerler. Aksi halde Kudüs’ün sahipsiz olmadığı yaşanması muhtemel olaylarla net şekilde görülür.

Filisten Devlet Başkanı Mahmut Abbas zirvedeki konuşmasında ABD’nin artık barış sürecinde arabulucu olma vasfını yitirdiğini belirterek, “ABD bize yüzyılın tokadını vurdu. Asla ileride siyasi barış sürecinde ABD’nin de yer almasına müsaade etmeyeceğiz” dedi. Abbas, İsrail’i devlet olarak tanımış olan bütün ülkeleri de bu kararlarından dönmeye davet etti. Mahmut Abbas, Filistin’in devlet olarak tanınması ve BM üyeliği için gelecek hafta tekrar BM Genel kuruluna gideceklerini vurgulayarak “Eğer kabul etmezlerse bir sonraki hafta yine gideceğiz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; “Artık bizim nazarımızda Filistin devletinin başkenti Kudüs’tür” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tarihi zirveyle bir kez daha Kudüs’ün sahipsiz olmadığını karar sahipleri başta olmak üzere dünyaya gösterdiğimize inanıyorum. Amerika’nın artık İsrail-Filistin arasında arabulması diye bir şey söz konusu olamaz. Artık bu süreç bitmiştir. İİT olarak buradaki şu duruşumuzu “Kudüs bizim kırmızı çizgimizdir” diye ilan ettik. Amerikan yönetimi tüm itirazlarına ve ikazlara rağmen Kudüs’le ilgili hukuk dışı, mantık dışı, ahlak dışı açıklamasını yaptı. Trump’ın ilat ettiği bu kararın bizim indimizdeki kıymeti harbiyesi yoktur. Toplanan islam zirvesi Amerikan yönetiminden attığı provakatif adımın vehametini göstermesi açısından tarihi bir mesajdır. Hata da ısrar etmenin kimseye faydası yoktur. Amerikan makamlarının bu yanlış kararlarından biran önce dönmelerini bekliyoruz. Artık bizim nazarımızdan Filistin devletinin Başkenti Kudüs’tür ve öyle kalacaktır.Siz tek başına böyle bir karar alabilirsiniz. Ama dünya sadece sizden ibaret değil. Sadece BM üyesi 196 üye var. 196 dünya ülkesinin buna tavır koyacağına inanıyorum. Siz Amerika olarak güçlü bir ülke olabilirsiniz. Silahlarınız olabilir. 16 nükleer başlığa sahip bir Amerikan olabilirsiniz. Ama bunlar sizin güçlü olduğunuzu ifade etmez. Haklıysanız güçlüsünüz. (….) Kudüs’ün tüm inançlar için taşıdığı öneme saygı duyan Papa’ya adil bir barış için gayret eden aklıselim sahibi Musevilere, Kıptilere tahkir edilseler de muhem duruşlarından taviz vermeyen herkese teşekkür ediyoruz.”