*Osmanlı'da artan yoksulluk, evlatların ve babaların (hem yaşlılar ve çocuklar için riskin artması) savaşlarda vefat etmesi, göç olayının derinleşmesi özellikle Osmanlı başkentinde dilenci sayılarının artmasına yol açtı. Osmanlı başkentine yakışmayan bu görüntülerin ortadan kalkması ve sosyal devlet vurgusu nedeniyle Daru'l Aceze'nin açıldığını biliyor muydunuz? Osmanlı'da böylesine bir kurumun açılması önemli ve yararlı bir gelişmedir. Ancak dönüşümün de bir ifadesidir.

*1970'ler Kurtuluş Savaşı'na katılmış neslin yoğunlukla bu dünyadan çekildiği tarihler oldu. Şimdi Cumhuriyet'in ilk nesli kabul edilen 1960-1970-1980 arasında etkili olmuş Cüneyt Arkın gibi neslin dünyadan çekilme vakti. BU NEDENLE BUGÜNKÜ TÜRKİYE'Yİ ANLAMININ ANAHTARI 1970'LER Türkiye'sini anlamaktan geçmektedir. Bu dönem Cumhuriyet'in kurucu gücü köylülüğün aşağılanmaya başlandığı yıllardır. Bu şarkılara türkülere yansımıştı. Cahil köylü 1970'lerde Türk Sinemasında furya şeklinde görülen komedi filmlerinde en fazla işlenen konudur. Önce anlayış değişir. Sonra tutum…


*1970'ler başında tutuklamaların en fazla yaşandığı yıllar olmuştu. 12 Mart 1971 Muhtırası siyasi mahkûm sayısını artırdı. Kentlere olan kontrolsüz göç, enflasyon, işsizlik, yozlaşma vb. sebeplerde adi suçlarda artışa neden oldu. O yıllarda mahpus (hapishane) şarkılarında fırlama oldu. Bunlardan bir tanesi Sabahattin Ali'nin Aldırma Gönül şiirinden üretilen şarkıydı... O zamanlar Edip Akbayram henüz yoktu... Kerem GÜNEY, o yıllarda bu şarkıyla en çok bilinen kişisiydi. Müzikler ve filmler birer antropolojik bulgulardır.


*Amerika'da komünizm karşıtlığı başlayınca NATO temelinde ABD ile müttefik olan Türkiye'de benzer politikalar devreye sokuldu. Milliyetçi düşünce başka bir biçimde komünizmle mücadele de etkili olabilirdi. Adnan Menderes döneminde tarih filmlerinin sayısı arttı. 1970'lerde Türkiye'de sol düşünce yükselişe geçince milliyetçi düşüncenin temelini oluşturan tarih filmlerde yeniden artış oldu. Bu filmlerin genelde başrol oyuncusu Cüneyt Arkın vefat etti. Cüneyt Arkın görmek isteyene dünyayı kurtaran adam, Bizans'ı tek başına yıkan kişi değildi. Sinema ideolojidir.


*1970-1980 arası trafik kazaları, siyasi şiddet, yüksek enflasyona bağlı geçim kaygısı temelli intiharlar gibi nedenlerle onlarca baba çocuklarını bırakıp göç ettiler. Toplumda dramatik bir biçimde artan yetim çocuk karşısında çok ilginçtir Türk Sineması Ayşecik, Ömercik vb. yetim çocukları konu edinen onlarca film yaptı. Aslında yapılan toplum yarasına çare olmak değil onların duygusal yapısından yararlanarak rant sağlamaktı. Ajitasyondu...