Gelde kıskanma… Onlara özenme… Ne kıskanması diye sormayın. Çünkü ben gazeteci arkadaşlarımı kıskanmaya başladım.Neden mi?

Arzedeyim!

Aydın Büyükşehir’in icraatlarını gazetelerine o kadar güzel aktarıyorlar ki sormayın.

Arasıra ben de onlar gibi, yani onlarınkine benzer yorumlar yapmak istiyorum; ama ne çare benim kalemimden büyükşehir’i methiye çıkmıyor.

Bir daha denemeye hiç gerek yok. Yani ben herhangi birine methiyeler düzmesini bilmeyen bir yazarım.Yukarıda Allah var. Bu “yandaşlık” denen marifet meğer zor imiş.Peki Özlem Çerçioğlu, bu methiyeleri hak eden bir belediye başkanı olamaz mı?

Aydın Coğrafyasında kendisine methiyeler düzülecek kadar hizmet vermiyor mu?--Şüphesiz ki, Aydın bölgesine bir çok hizmetler veriyor. Özellikle ulaşım işlerindeki başarısı kelimelerle anlatılacak gibi değil. Germencik’in dışında her ilçe ve kasabalara “sarı civcivlerini” salıvermiş, insanları oradan oraya taşıyorlar. 65 yaşın üzerindeki vatandaşlar ise bu otobüslerden ücretsiz yararlanıyor.

Büyükşehir’in sarı civcivleri en yararlı hizmeti, sabahın erken saatlerinde üniversite hastanesine giden hastalara, Aydın’a çalışmaya giden memur ve işçilere ve üniversite, kolej ve diğer orta dereceli öğrencilere çok büyük hizmetler veriliyor.

Yani sarı civcivlerin verdikleri hizmetler, bir-iki satır yazıyla anlatılamayacak kadar çoktur.Ama yazımın başında işaret ettiğim gibi, ben oldum olası methiyeler düzmesini bilmeyen bir gazeteciyim. Çünkü gazetecinin asıl görevi methiye düzmek değil, eleştirmektir. Bir gün gelir, zaman zemin değişir. Değer yargılarımız farklı şekilde tezahür eder ve daha değişik yorumlar yapabilirim. Mesela insanları taşımak büyükşehir’in görevidir” diye düşünebilirim.Ulaşım hizmetlerinde insanları taşımak gerçekten Büyükşehir’in görevi mi?

Kent olgusu geliştikçe, toplu taşıma görevi, belediyenin vereceği hizmetler arasında yerini alır.Ancak Büyükşehir belediyesi bu hizmeti gönüllü şekilde vermeye başladı.

Sabahın 7 ile 7.30 arasında sarı civcivleri yolcularını alıp Söke ve Kuşadası’ndan yola koyulurlar. Söke’den 7.00’de yaklaşık 30 yolcusu ile hareket eden bir sarı civciv, Sazlı, Ortaklar, Neşetiye ve Germencik’e geldiğinde otobüsteki yola sayısı 60 kişiyi buluyor. Bu otobüs Germencik’le en azından 20 yolcu daha alıyor. Sadece şoför mahalindeki yolcu sayısı 10 kişinin üzerinde. Böyle bir ortamda, Allah bu yolcuları kazadan beladan korusun demekten başka elimizden bir şey gelmiyor. Bu sorunun çözümü o kadar zor değil. Sabahları Germencik’e bir otobüs koydular mı sorun kolaylıkla çözülür.

Ama ne çare ki Büyükşehir sorunu çözmüyor.

Ancak sarı civcivler kent içinde halka büyük hizmetler veriyor. Önümüzdeki süreçte elektrikli otobüslerin devreye gireceği söylemiyor.

Güzel bir çalışma olur. Günümüz dünyasında, özellikle gelişmiş batı ülkelerinde toplu taşıma hizmetleri dolmuşçuluğun önüne geçmiştir. Türkiye’de de bu yöne doğru bir kayış var.Aydın Büyükşehir, ulaştırma hizmetlerinde oldukça iddialı. Sabah saatlerinde Germencik’teki sıkıntı ortadan kalkarsa yöredeki insanlar sıkıntı çekmeyecekler. Vatandaş bakın ne diyor!

“Belediye Başkanımıza kızıp da bize otobüs tahsis etmiyorlar.Ama olan bize oluyor.”

Ne dersiniz, deyin Germencikliler haklı.Büyükşehir’in yararlı hizmetlerinden biri de “AYBA”dır.Sosyal düzenin bir gereği olan hizmette çok yararlı çalışmalar yapılıyor.

Fakir fukaraya dağıtılan yemekler de sosyal düzenin bir gereğidir. Ancak bu hizmetler, rastgele herkese değil hak edene verilmeli.

Kırsal kesime dağıtılan kömürler de fakir ve ihtiyacı olan ailelere dağıtılmalıdır. Büyükşehir ile ve ilçe sosyal dayanışma vakfının ihtiyaç sahiplerine ait listelerden faydalanması gerekir.

ELEŞTİRİ GEREKİR Mİ?

Gazetecilerin yandaşlık hevesi. İlgili yöneticiye fayda değil zarar verir. Çünkü yandaş gazetecinin ana teması methiye olduğunda gerçekler yok olur gider. İdareci yanlış bilgilendiği için özellikle seçim kampanyaları döneminde gerçeklerle karşılaştığı zaman sukut-u hayale uğrar. Çünkü yandaş o ana kadar ona sürekli methiyeler düzmüştür.Gelelim seçmenin Söke’deki durumuna.Söke’de durum çok farklı. Özlem Çerçioğlu, şuan göründüğü şekliyle Söke’de 2014’deki gücü kaybolmuşlar. Seçmene “Özlem Çerçioğlu’na oy verir misiniz” diye sorulduğunda, vatandaş Söke’ye ne verdin diye soruyor.

Yandaş gazeteciler bu gerçekleri bir an önce Özlem Çerçioğlu’na anlatmalıdır. Vatandaş, toprağın üstünden yükselen yatırımlar yapılmasını istiyor. Bu muhakkak gerçekleştirilmesi. Aksi halde Özlem Çerçioğlu’nun oy potansiyelinde yükseliş değil, düşer devam eder.