Tarım ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da en kırılgan sektördür.

Bazı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, yaptıkları planlamalar, ortaya koyup hayatta geçirdikleri mevzuatları, enflasyona karşı gıda ve tarım ürünlerinde en büyük ve sağlam duvar olan pazarlama sistemleri ile tarım gelişmesi ve korunmasını sağlarken üreticilerinin refahını da sağlayabilmektedirler.

Tarımın karşılaşabileceği tehlikeleri afetler, üretici mali durumu, tarımsal sürdürülebilirlik, tarımsal sosyal yapılaşma, tarım varlıklarının korunması gibi başlıklar altında gruplandırabiliriz.

Aydın Tarımını Bekleyen Potansiyel Tehlikeler

·Su kıtlığı;
·Aşırı ısınma;
·Bazı bitki tür ve çeşitlerinin “yok” olması;
·Tarımsal girdi maliyetlerinin hızla artması;
·Tarımsal üretimin kesintiye uğraması;
·Tarımsal ürün ve gıda fiyatlarında ve enflasyonunda artış;
·Arıcılık, İç su balıkçılığı, açık deniz ve kıyı balıkçılığı, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılığın bitmesi;
·Genç nüfusun tarımdan ayrılması

·Üretici yaş ortalamasının artması, üretici sayısının artması;
·“İç göç” ün sosyal bir olgu haline gelmesi;
·Köy ve kırsalın boşalması;
·Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımlarının artması;
·Üreticilerin daha zor şartlara sürüklenmesi;
·Tarım sektöründen ve Aydın tarımından bahsedilemiyor olması.

Yukarıda listelediğimiz ana tehlikelerin önemli bir bölümü yapısal ve çözülemeyen sorunlardır. Kısacası devlet ve bürokrasi kaynaklı sorunlar…

Çözülmesi de devlet anlayışının, devletin konuya yaklaşımının özgürleşmesinden geçmektedir.

Çözüm yolunun şartlarından birisi de “katı ve sorgulanamaz devlet” devlet düşüncesinden vazgeçerek hakkında “ve geleceğine dair düzenlemeler yapılan üretici kesimin temsilcileri olan üreticiler, Ziraat Odaları Birliği, Üretici Birlikleri, Üretici Sendika ve Dernekleri, Ziraat Mühendisleri Odası vb. kurumların çözüm sürecine dahil edilmesinden geçmektedir.

Bu konudaki yasal düzenlemelerin yapılması Türk tarım sektörü ile beraber Aydın tarımına ve Aydınlı üreticiye her bakımdan olumlu yansıyacaktır.