Önceleri kara tren vardı. Kara dumanını tüttüre tüttüre gelirdi. Bazen acı acı düdük çalardı. Tren gelirken tren yakınında bulunan at arabalarından sürücüler hemen iner atın yularını tutarak atın ürkmesine mani olmaya çalışırdı. Arka arka vagonları olsa da bu vagonlar tıka basa insan dolu olurdu. Ayakta Aydın’dan İzmir’e altı saatte tıngır tıngır ancak gidebilirdi.
Karayolu mu? O dönemde ne gezer? Derelerin üzerinde köprü yok. Değil kışın yazın bile geçmek mümkün değil. Aydın-İncirliova ilçesi Gerenkova istikametinde İkizdere üzerinde mandalar beklerdi. Bunlar çaydan geçmeye çalışırken çayda kalmış kimi arabaları çekerdi. Böylece manda sahipleri üç-beş kuruş sebeplenirdi. 1951 yılında Aydın-İzmir yolunu yapmak için dozerler geldi. İnsanlar dozerlerin başına toplanıverirdi. Daha önce böyle araçlar hiç görmemişlerdi. Dozerlerin çalışmasını ağzı açık seyrederlerdi. “Makine ağaçları amma da köklüyor ha!” derlerdi. Aydın-İzmir yolu 1954-1955 yıllarında mı ne faaliyete geçti. Dar bir yoldu ama daha önce o da yoktu.
***
AJANSLAR
Önceleri evlerde elektrik yoktu. İnsanlar şehirlerde parklara radyo dinlemeye giderdi. Özellikle onlar ajans(haber) delisiydi. Çok sonraları televizyon çıktı. Radyolar neredeyse bitti. Şimdilerde internetler var. Neredeyse televizyonun sonu gelecek.