Daha önceki yazılarımızda belgelerle ortaya koyduğumuz gibi Türkiye Cumhuriyetinin ekonomik işleyişi içinde Osmanlı Devleti’nden miras kalan “en ahlaksız davranış biçimleri”nden birisi aracıların üreticiyi her alanda “aldatma” taktikleridir.

Osmanlı döneminde, deveci ağaları, yerli Rum bakkallar, İzmir Yemişçiler çarşısı komisyoncuları, gayri Müslim ve Levanten ihracatçılar aralarında ,üreticiye karşı ticari çıkarlarını korumak için bir dil ”jargon” geliştirmişlerdir. Bu jargonda kullanılan söylemleri buna karşın gerçekleri ve bu gerçeklerin ne anlama geldiğini ele alalım:

Dış alıcı yok: İhracatçı hatası yoksa dış alıcı her zaman vardır. İhracatçılar arasında rekabet varsa ithalatçı sayı ve portresi değişebilir.

Rekolte çok yüksek:Fiyat kırmanın en kolay ve kestirme yolu…

Arz fazla. Gerçekte “arzı ayarlayan” ihracatçı-işletmeci-depocu-çengelci zinciridir.

Piyasaya çok ürün sürüldü: Üretici inciri sınıflandırmada bilgi alt yapı sahibidir. Kendine, hediyeliğe, perakende satışa ayırdıktan sonra aracılardan gelen talebe ve sınıflamaya göre piyasalara satış miktarı belirlenir. İncir sınıflamasında üretici değil aracılar söz sahibidir.

Ürün kalitesiz: İhracatçı en kalitesiz ürün sınıfı olan “ballıkara, çürük ve hurda” inciri orta grup aracılardan alarak kalitesizliği kendisi yaratmaktadır.

Döviz fiyatları çok düşük: Bahane şu ekonomik düzende ve politikalarda genel anlamda doğru. Ancak ihracatçının döviz cinsinden yaptığı ihracat anlaşması, ihracat sezonu boyunca değişmediği için sezon içinde fiyat kırması yanlıştır.

Piyasalarda para dönmüyor: Genel bir ifade. Yanlıştır. İhracatçı alım fiyatı belirlerken genellikle makro ekonomik göstergeleri dikkate almaz.

Alıcı ülke tüketicilerin ürün fiyatı fazla geliyor: Kaypak bir kavramdır. Ülkelerin ekonomik durumu ile ilgilidr. Genellenemez.

Yurt dışından ihraç malları geri geliyor: Geri dönüşlerin ana sorumlusu gene aracılardır. Ürecinin sorumluluğu son sıradadır.2026-2027 sezonunda UV lambaların üreticiye dağıtılması onuşu gibi verilmeyen sözler, aflatoksin mücadelesinin üreticiden başlamasını engellemesi gibi.

Diğer ihracatçı ülkelerin ihraç fiyatları daha düşük: Ülke genel ihracat politikası, ihracatçılarının aralarındaki uyum ve ihracat standartları ile ilgili bir konu.

Geçen sezondan depolarda çok fazla stok var: Ağızlardaki sakız…

Üreticinin elinde hala ürün var: Tamamen yanlış.Üretici borçları ve ürün kalitesi endişesi ile kuru inciri elden geldiğince erken satışa sunar.

NOT: Bu yazıdan sonra gelecek tepkileri tahmin etmek zor değil.Biz öncelikle bir üretici mesleki kuruluş yöneticisi olarak üretimin devamı için üretici haklarını koruma görevimizi yapmaktayız.İkincisi tarım yazarı olarak gerçekleri yazmak zorundayız. Üçüncüsü ihracatçı üreticinin vazgeçilmezi olduğu gibi üretici yoksa ihracatçı da olamaz gerçeği unutulmamalıdır.