Aydın’da oda ve borsa seçimleri tamamlandı. Birkaç gün içinde birbirinden oldukça farklı sonuçlar ortaya çıktı. Aydın Sanayi Odası’nda iki listenin yarıştığı seçimde Gökhan Maraş ve Hakkı Gözlüklü güçlü bir sonuç aldı. Nazilli Ticaret Borsasında mevcut Başkan Kırlıoğlu da seçimi rahat kazandı. Nazilli Ticaret Odası’nda Özen Akgün’ün kazanmasıyla yönetim değişti. Kuşadası’nda ise daha ilginç bir tablo çıktı; mevcut Başkan Serdar Akdoğan’ın grubu 6’ya 5 çoğunluğu elde etmesine rağmen Akdoğan kendi komitesinde yalnızca bir oy farkla seçimi kaybetti ve meclise giremedi. Yani sandık, bazen başkanla ekibini birbirinden ayırabilecek kadar sürpriz sonuçlar üretebiliyor.
Bütün bu tablonun yanında Aydın Ticaret Odası ve Aydın Ticaret Borsası seçimleri farklı bir fotoğraf ortaya koydu. Hakan Ülken Aydın Ticaret Odası’nda, Fevzi Çondur ise Aydın Ticaret Borsası’nda tek listeyle girdikleri seçimlerde yeniden güven tazeledi. Burada mesele yalnızca “rakipsiz seçilmek” değil. Yıllardır oluşturulan kurumsal yapı, üyelerle kurulan ilişki ve alternatif bir listenin ortaya çıkmaması, Aydın’ın ekonomik hayatında bu iki ismin ulaştığı ağırlığı gösteriyor.
Özellikle Hakan Ülken’in konumu artık yalnızca AYTO Başkanlığı üzerinden okunabilecek bir noktada değil. TOBB Yönetim Kurulu üyeliğiyle Ankara’da, AYTO Başkanlığıyla Aydın’da önemli bir ekonomik temsil gücüne sahip. Bu nedenle Ülken’in bugün Aydın’daki etkisini sadece oda başkanlığıyla sınırlamak eksik bir değerlendirme olur. Çünkü şehir siyasetinde güç yalnızca parti tabelalarında aranmaz. Bazen bir ticaret odasında, bir borsada, bir meslek örgütünde ve o kurumların Ankara’daki karşılığında da birikir.
Oda seçimlerinin bize gösterdiği asıl mesele de bu. Nazilli değişimin mümkün olduğunu, Kuşadası seçimlerin ne kadar öngörülemez olabileceğini, AYSO rekabetin sonucunu; AYTO ve Ticaret Borsası ise kurumsal devamlılığın gücünü gösterdi. Şimdi seçimler geride kaldı. Bundan sonra mesele kimin kazandığından çok, bu ekonomik ve kurumsal gücün Aydın’ın genel siyasetinde nasıl bir karşılık bulacağı. Çünkü sandık bazen yalnızca başkanı seçmez; şehrin güç haritasını da yeniden çizer.
Yerel Siyasetçilerin; Oda Ve Borsa üyelerinin sandıkla verdiği değişim mesajlarını çok iyi okumaları gerekiyor.
Artık Aydın’da kimsenin koltuğu garanti değil.