Uzun zamandır bizde yabancı hayranlığı diz boyu olmaktan çıkar; adam boyuna ulaşır. Kültürel yozlaşma dehlizlerinde boğulduğumuz vakıadır. Müzikte dış ticaret açığı küçümsenmeyecek boyuttadır. İstemeyiz ama ülkemiz ekonomik iflasa sürüklenirse büyük nedenlerden biri budur. İstanbul’da Shakira, Justine Bibere gibi pek çok ünlü konser vermek için gelmektedir. On binlerce kişi bu konserleri dinlemeye gitmektedir. Konserlerde milyarı geçen hâsılat söz konusudur. Beyonce, Shakira gibi şarkıcılar daha çok genç ve yetişkinlere hitap ederken müziğin kapitalistleri elbette çocuk ve ergen pastasını asla kaybetmek istememektedir. Justin Bibere gibi tüyü yeni bitmekte olan birini piyasaya sürdün mü o işte tamamdır. Sonra çor-çocuk, ergen-ebeveyn, tüm aile konsere… Bir taşla bir aileden en az beş konser bileti… Türkiye’de en meşhur sanatçılar bile fahiş fiyata bileti olan, on binleri toplayacak alanlarda konser vermekten çekinmektedir. Çünkü o alanı dolduramamak endişesi mevcuttur. Yurtiçinde yabancı şarkıcılarla konser alanı ve konsere gelecek kişi sayısı ile konser bileti konusunda rekabet edemeyen şarkıcılarımızın elbette yurt dışında bir aksiyonları yoktur. İyi ki Hollanda, Belçika ve Almanya gibi ülkelerde gurbetçiler yaşamaktadır. Buralarda konserler düğün salonlarında gurbetçilere dönük gerçekleşmektedir. Ülkemizde yabancı şarkıcılara ait milyonlara varan albüm satışı varken Amerika’da Türk şarkıcılara ait albüm satışı ne kadardır. Olaya gerek sayı bazında gerek yüzde bazında baksak da durum vahimdir. Malum Türkiye seksen milyon nüfusu sahip Amerika Birleşik Devletleri’nin nüfusu 350 milyonu aşmış durumdadır. Sanata karşı değiliz. Müziğin evrenselliğine kesinlikle inanmaktayız. Ancak kendi müziğimiz şöyle dururken yabancı hayranlığı ile sürekli bir tarafı asılmamız doğru değildir.
KENDİ MÜZİĞİMİZE, ÇALIŞAN SANATÇIMIZA DESTEK ÇIKMALIYIZ.
Müzikte dış ticaret açığının durdurulmasını istemekteyiz. Bizim de sanatçılarımızdan dünya markası olan çıksın hem müziğimize, hem ülke tanıtımına ve ülkemiz ekonomisine katkı sağlasın, değil mi?