MHP’yi anlamak gerçekten zor. Çünkü hata yapmaya müsait bir siyasi partidir. Bir bakarsınız AKP ile iş birliği yapıyor. Son 5 yıldır, özellikle 7 Haziran seçimlerinden sonra AKP ile ittifak içinde olmuştur.
Anayasanın hep bir mağlubu birde galibi vardır. Mağlubu keramete kendinden menkul siyaset anlayışıyla durumdan vazife çıkararak anayasa değişikliğine hiç yoktan gündeme getiren ve destekleyen Devlet Bahçeli’dir. Galibi ise Türk milletçiliğini iyi gözle bakmayan AKP’dir.
Halka göre, Anayasa değişikliğinin üreteceği bütün sorunların sorumlusu olarak şimdiden MHP’yi görmekte ve göstermektedir. Bahçeli, MHP’yi vatandaşın hedef tahtası haline getirmiştir. 50 yıllık mazisinde MHP hiç bu duruma düşmemiştir. Belki de MHP’nin içine düştüğü durum dünyada bir ilktir. Gelinen aşama başta – Milliyetçi ülkücü hareketin efsanevi lideri Başbuğ Alpaslan Türkeş olmak üzere bütün ülkücü şehitlerin kemikleri sızlamaktadır.
Kamuoyu şirketlerinin yaptıkları araştırmalarda MHP yönetimi ile MHP seçmeninin Cumhurbaşkanlığı sistemine olan desteği tam ters yönde olduğunu göstermektedir. MHP’deki tavan ile tabanı arasında hiçbir bağlantı yoktur.
Bunun için Bahçeli sözde bu ilişkiyi düzeltmek için ülkücü ve milliyetçi üst guruptaki politikaları partiden ihraç etme yoluna gitmektedir.
Oysa MHP seçmenin Cumhurbaşkanlığına olan desteği tam ters yöndedir. MHP’de tavan ‘Evet’ diyor. Taban ‘Hayır’ diyor.
Yani MHP seçmenin üçte ikisiyle AKP’nin çoğunluğu arasında net bir duruş farklılığı var. Bu durumda MHP cenahından gelecek aylar gelecek aylar iki veya üç puanı geçmeyecektir.
Sonuçta Bahçeli, AKP’ye verdiği destekle başkanlığın yolunu açmıştır, ama Bahçeli’nin koltuk sevdası hem MHP’yi hem de Türkiye’yi zor durumda bırakmıştır.
Başkanlık sistemini MHP’nin eliyle gündeme sokmak MHP için bir başarı değil, aksine MHP’ye yapılan en büyük kötülüktür.
MHP’den ihraç edilen siyasilere bakıyorum da Bahçeli’nin hangi amaçla onları partiden kovduğunu anlamakta zorluk çekiyorum. Çünkü kovulan değerlerin arkasında MHP’nin yüzde 80’i var.
Bahçeli, hangi amaç uğruna yapıyor bu kıyımları. Kovulan siyasiler MHP’ye zarar vermiş olsalardı delegenin yüzde 80’i onların etrafında toplanmazlardı.
MHP’de kim iyi, kim zararlı olduğunu anlamak çok kolay. Bahçeli kurultay kararı alıversin de görsün gününü.
Bu ihraçlardan Evet çıkmaz. Hayır çıkar. Hiç uzağa gitmeyin. Baş gövdeden kopmuş Türk Milliyetçilerine saldırmak onlar oy kazandırmaz.
Bahçeli ve adamları oylarını artırmak için mi ülkücü ve milliyetçi kesime saldırıyor. Onları neden koruyamıyor bu devlet! 16 Nisan’a kadar böyle mi geçece günler? AKP konuşacak. MHP saldıracak. Amaçları devleti teslim almak ise yolları yanlış. Hele Türk milliyetçilerine saldırırsanız Evet’i bulamazsınız.
REFERANDUMDAN SONRA
Referandumdan sonra erken seçimden söz eden siyasiler var. İktidar referandumda başarılı olursa seçime gidebilir.
Ya hayır çıkarsa!
O zaman seçime gitmez.
Çünkü referandum sonuçları ekonomi üzerinde fazla bir etki yaratmayacak.
Hükümet, işi sıkı tutmuş Evet’i bulmak için su gibi para harcıyor. Para dağıtıyor. Çocuklara bakan büyük annelere maaş, esnafa faizsiz kredi, sicil affı geldi geliyor. Yeniden kredi muslukları açılacak. İstihdamdan söz ediliyor. Şu kadar işçi alınacak deniyor. Bütün bu tedbirler ne kadar kalıcı olur?
Ekonomide durum pek açıcı değil. Turizm için yılın çok parlak olmayacağı söyleniyor. Ama hükümet, turist sayısında artış olacağını ve yatırım yapacaklara da teşvikler verileceğini söylüyor. Bu çalışmalar turizm ve ekonomiyi ayağa kaldırabilecek mi? Hiç sanmıyorum.
İşsizlik kapıya gelip dayanmış. 3.300 bin emekli iş başvurusu yapmış. Bu hiç iyi haber değil. Demek ki ülkede geçim sıkıntısı var. Enflasyon Şubat ayında yeniden iki rakama çıktı. Özellikle ilaçlarda yüzde 60-70 zam var. İşsizlik fonu işsizliğe çare olacak mı? Artık emekli kesimi kredi kartıyla yaşıyor. Kredi kartı dedim de aklıma geldi. Emekli kesimin takibe düşen ve ödenmeyen kredi kartı borcu 11.5 milyar lira.
Öte yandan sade vatandaşın kredi kartı borcu 82 milyar 460 milyon liraya ulaşmış. Yatırım mı? Bir yabancı bu koşullarda Türkiye’ye gelip doğrudan yatırım yapmaz. Çünkü Avrupa Birliği ülkeleri ile ilişkilerimiz iyi değil. Hollanda gibi bir ülkenin Türk Bakanını ülkesine kabul bile etmemesine ne demeli?
Batı dünyasına söyleyecek çok sözümüz var. Ama bizler uygar insanlarız. Bir gün olur bizi daha iyi tanırlar.