Ülkemizin gıda ve beslenme ile ilgili herhangi bir planı ve stratejisi var mı?
Varsa neler yapılmakta?
Yoksa devlet, kim neyi buldu ise onu yesin, düşüncesinde midir?
Bu konuda devlet eliyle yapılan son çalışma2001 yılına ait.1999 yılında hazırlıkları başlatılan bir proje ve planlama toplantısı “Ulusal Gıda ve Beslenme Stratejisi’ni belirlemek üzere, 16-17 Haziran 2001 tarihinde UNICEF'in katkıları ve katılımıyla DPT tarafından Ankara'da düzenlenen Hedefe Yönelik Proje Planlama toplantısı düzenlendi ve bazı beslenme hedefleri belirlendi.
İlk soru: Belirlenen hedefler nelerdir ve bu hedeflere ulaşıldı mı?
Bu sorunun cevabını vermek için belirlenen hedefleri ve Türk toplumunun belirlenen hedeflerden ne derece yararlandığına bakalım.
· Tüm insanların temel hakkı olan aktif ve sağlıklı yaşama her zaman ulaşmak için uygun fiyatta, sağlıklı, yeterli, güvenilir ve besleyici gıdalara erişimi sağlamak.
· Kamu sağlığını gıda tüketimi ile oluşan risklerden korumak.
· Küreselleşme sürecinde beklenen yaşam kalitesine ulaşmak için tüm toplumda beslenme bilincini artırarak sağlıklı beslenmeyi yaşam biçimine dönüştürmek.
Bu hedefleri belirlemek için öncelikle ülke genelinde “Ulusal Gıda ve Beslenme Araştırması” yapılması gerekirdi ki bu yapılmamıştır.
Kısa vadede beslenmenin çocuklar ve bebeklerden başlanması gerekir ki bu alanda bazı münferit çalışmalar dışında devletin herhangi bir planlaması bulunmamaktadır. Hatta politik nedenlerden dolayı devlet, bazı yerel yönetimlerin “Okul içme sütü programlarını” engellemeye çalışmaktadır. Bu konuda bu programın uygulanabilmesi için, ilgili tüm sektörleri kapsayan bir proje hazırlanmamış ve bu amaç için gerekli parasal kaynak sağlanmamıştır.
Bunun yanında değişik yaş, cinsiyet durumları, mesleki özellikler, dikkate alınarak sağlık ve hastalık durumlarında yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayacak gıda ve beslenme rehberleri hazırlanmamıştır.
Türk halkı beslenme değer ve programını bilimsel kaynaklardan değil, televizyonların sağlık ve gurme programlarından öğrenmektedir ki, denetlemesi olmayan bu programlara karşı örgün ve yaygın eğitim programları içerisinde temel beslenme ve dolayısıyla sağlıklı beslenme bilgilerinin verilebilmesi için eğitim programlarında gerekli düzenlemeler yapılmamış, bu amaçla eğiticilerin eğitimi sağlanmamıştır.
Türk tüketicisi sağlıklı beslenme alışkanlığına kavuşturacak şekilde bilgilendirmek ve kamuoyu yaratmak amacıyla özel gün ve kampanyalar düzenlenmemiş, kitle iletişim araçlarından yararlanılmamıştır.
Son olarak Maraş ve çevresindeki deprem bölgesine ait ve genel olarak her afet sonrası uygulanacak "Acil Durumlarda Ulusal Beslenme Eylem Planı" oluşturulamamış, beslenme faaliyeti devlet ve özel kuruluşların alışkanlık ve maddi güçleri paralelinde bir beslenme sistem benimsenmiştir.
Konunun bir diğer yönü ise ülke ekonomisini ilgilendiren yurttaşın seçilmiş ve zaruri gıdaya erişim
İmkânlarıdır ki bu konuyu farklı yazılarımızda ele alacağız.