Şu anda ülkemizde hemen her tarım ürününde fiyatları sıfırlamaya, olmazsa en düşük düzeyde tutarak üreticiye kadar uzanan aracılar zincirine gıdanın en düşük fiyattan katılmasına yönelik bir anti rekabetçi mücadele vardır.
Bunu tanımı tam olarak “Piyasalarda tarım ürünü ve gıda üzerinde dönen "oyunlar", aracıların arz-talep dengesini yapay olarak bozarak haksız kazanç elde etmeyi ve fiyatları manipüle etmeyi amaçlayan stratejik, finansal ve lojistik işbirliği hamlelerdir.
Şu anda Batı Anadolu başta olmak üzere tüm Türkiye’de tarım ürünü üretici fiyatları yukarı yönlü artmaması için kilitlenmiş,bazen sabitlenerek bazen de daha aşağı çekilerek ,üreticinin varlığı hiçe sayılarak,aracı kârları katlanmaktadır.
Bu oyunun başında ve kontrol kulesinde bazı aracıların meslek örgütleri bulunmaktadır.Fakat bu konudak oyun kurucu rollerini kamuoyundan gizleyebilmektedirler.
Bu konuda şu anda hasat dönemi olan incir,üzüm ve sofralık zeytini verebiliriz.Her birinde bir elin parmakları kadar aracı bulunan bu ürünlerde üst yöneticiler tarafından azami üretici fiyatları belirenmiş durumdadır.
Bundan sonraki amaçları daha fazla kâr ve kolay kazançtır.
Bu tatlı kârları gören bazı işsiz-güçsüz takımları da gıda ve tarım ürünü pazarlama sistemi içinde kendilerine yer bulmaya çalışmakta;aracı sayısı ve aracı sısnıfları miktarı her geçen gün artmaktadır.
Hiçbir aracı kolay ve tatlı kârdan vazgeçemeyeceğine göre olan üreticiye olmakta;her aracı kârını düşürülmüş üretici fiyatları üzerine inşa etmektedir.
Kendinden sonraki aracıyı “kazıklama/dolandırma” imkanları olmadığına göre bu fiili üretici üzerinde hayata geçirmektedirler.
Sonuç: Türkiye ekonomisi, üretici sefaleti ve tüketicinin sağlıklı ve alım gücü dahilinde fiyatlara ulaşamama olayı…
Mevcut ekonomik ve ticari düzen çiftçinin sabrını taşırma noktasına gelmiştir.
Çiftçilerin tepkisi de giderek büyüyor. Özellikle incir,üzüm,zeytin üreticileri, ürünlerini ya satamıyor ya da çok düşük fiyatlara satmak zorunda kalmaktalar. Ürünler ellerinde kaldığı için bakanlığın müdahale ederek ürünleri satın alması gerektiği düşünülüyordu. Ancak bu müdahale de gerçekleşmeyince çiftçiler daha da tepkili hale geldi. Geçen sezon bazı tarla ürünlerinin az da olsa para etmesi nedeniyle fazla üretim yapılmış olabilir. Peki, bu durum niçin planlanamadı,zamanında neden takip edilemedi mi?
Bakanlıkta ele alıp değerlendirme gücü olan genel müdürlükler, en azından bir kısmını planlama yaparak,dnetlemeleri sistemleştirerek çiftçilerin yükünü hafifletemez miydi? Tarımda üretim planlaması da, bu jestle başlatılamaz mıydı?
İhmal ettikleri konu üreticiler.
Üreticinin dağınık mali yapılara sahip olması, siyasi birliktelik ve politik tercihlerinde birlik olamaması en zayıf yönüdür.