Aydın’da son zamanlarda sık sık karşıma çıkan bir gece var. Şalvar gecesi.
Önce bir mahallede düzenlendi, daha sonra diğer mahalle, diğer bir mahalle derken oldukça popüler oldu. Gecede rengarenk pullu, boncuklu şalvarlar, takılar, müzik ve kadınların bir araya geldiğini izliyoruz. Kına gecesi havasında yapılan bu gecenin tek farklı gelin ve damadın olmayışı. Kadınlar kendi aralarında toplanıp eğlence gecesi düzenliyor.
Aslında şalvar bizim için yeni bir kıyafet değil. Halâ daha köylerde, Anadolu’nun farklı bölgelerinde uzun yıllardır düğünlerde de, günlük hayatta da tercih edilen yaşamımızın bir parçası. Aydın’ın kendi giyim kültürüne baktığımızda şalvarın yeri oldukça net. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Aydın'a ilişkin kültür bilgilerinde, kadınların geçmişte şalvarın üzerine gömlek, cepken ve çeşitli yöresel parçalar giydiği anlatılıyor.
Yani bugün gördüğümüz şey, aslında geçmişten tamamen kopmuş bir şey değil. Sadece kullanım şekli ve amacı değişmiş. Eskiler zaten düğünlerde, kınalarda, yemeklerde veya günlük yaşamında şalvarı giyiyor. Bugün geldiğimiz noktada, bir konsept belirlenip eğlence yapılırcasına şalvar seçilmiş. Allı, pullu, boncuklu, rengarenk şalvarlar gecelere de renk katıyor.
Normal şartlarda genç kızlar veya kadınlar, annesinin veya babaanne, anneannesinin giydiği bu şalvarı günlük hayatında kullanmaya uygun bulmazken, şalvar geceleri için özel dikim yapılan şalvarları bu gecelerde giyiyor. Arkadaşlarıyla katıldıkları özel bir gecede kullanıyorlar. Fotoğraflar çekiliyor, eğleniyorlar. Bu sayede sadece yaşlılarımızın giydiği şalvarlar, günümüzde daha da geliştirilerek sosyal medyanın ve iletişim araçlarının sayesinde yeniden popülerlik kazanıyor.
Dediğim gibi burada sosyal medyanın etkisini görmemek de mümkün değil. Önceden mahallelerde yapılan küçük etkinlikler sadece mahalle sakinleri tarafından görülüyordu. Ama sosyal medyanın etkisi sayesinde artık dünyanın öbür ucundan dahi her şeyden haberdarız, izliyoruz ve görüyoruz.
Belki de şalvar gecelerinin popüler olma sebeplerinden biri buydu.
Bir ilçede yapıldı, başka bir ilçede ‘biz de yapalım’ denilerek bu şekilde yayıldı.
Üstelik bunun sadece bir eğlence olmadığını da düşünmemiz gerek. Şalvarı diken terzi için iş, satan kişiler için gelir kapısı, organizasyonu yapanlar için yeni bir alan anlamına da geliyor. Bir gelenek yeniden ilgi gördüğünde, onun etrafındaki küçük ekonomik hareketlilik de beraberinde geliyor.
Bu organizasyonun en güzel taraflarından biri ise farklı yaş gruplarının aynı ortamda buluşması. Çocuklardan tutun da yetişkinlere kadar herkes bir araya geliyor.
Bir tarafta bu kıyafeti yıllar önce sadece günlük yaşamında görmüş kadınlar var. Diğer tarafta belki ilk kez şalvar giyen gençler. Aynı gecede buluşuyor, aynı müzikle eğleniyorlar.
Aslında kültürün devam etmesi biraz da böyle bir şey değil mi?
Her şeyi eskisi gibi yapmak değil, geçmişten gelen bir şeyi bugünün insanına anlatabilecek yeni bir şekil bulmak. Belki bundan birkaç yıl sonra şalvar geceleri bugünkü kadar gündemde olmayacak. Belki daha da yaygınlaşacak. Bunu şimdiden söylemek mümkün değil. Ama bugün ortaya çıkan ilgiyi görmezden gelmek de mümkün değil.
Bana göre burada güzel olan, geçmişte kalmış bir kıyafetin yeniden hatırlanması kadar, bunun insanların kendi isteğiyle ve eğlenerek yapılması. Çünkü kültür sadece müzelerde, eski fotoğraflarda veya sandıklarda saklanarak yaşamıyor.
Aydın'da son dönemde gördüğümüz şalvar gecelerine biraz da bu gözle bakmak gerekiyor.
Değişen sadece kıyafet değil. Kültürün yaşanma biçimi de değişiyor…