3D57Cd6B Ead6 47A7 Bff9 8A3B5Da25Cb8

Son günlerde televizyonlara yansıyan haberleri izlerken içi cız etmeyen tek bir anne, baba veya insan kalmamıştır herhalde.

Yine bir okul çevresinde, yine gencecik ellerde pompalı tüfekler, yine yaralılar ve ne yazık ki yine kararan hayatlar...

Duymaya korktuğumuz bu olaylar bu kez Aydın'da Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin hemen yanı başında meydana geldi. Gelen ihbar üzerine bölgede çalışma yapan ekipler, park halindeki bir aracın altında uzun namlulu silah buldu. Silahı bıraktığı iddia edilen 17 yaşındaki E.Ç. gözaltına alınırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

Bizler, Ege’nin huzur kenti olarak bildiğimiz, sokağında güvenle yürüdüğümüz Aydın’da böyle haberlerle uyanmaya alışkın değiliz, alışmak da istemiyoruz.

Bugün geldiğimiz noktada ise soru çok basit aslında, çocuklarımız okullarına giderken gerçekten güvende mi?

Tüm bunları konuşurken, bu olayları gerçekleştiren kişilerin de çocuk olması hepimizi daha da üzüyor.

Terbiye, edep adap, aile sevgisi çocuk daha dışarıyı görmeden başlar. Terbiyenin, iyinin ve kötünün her yanını çocuklara öğretmemiz gerekiyor.

Bir çocuğun eline pompalı tüfeğin, bıçağın veya her türlü şiddet unsurunun bu kadar kolay ulaşabilmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Okul çevreleri, çetelerin, bireysel silahlanmanın ya da kontrolsüz öfkenin gövde gösterisi yapacağı yerler hiç değildir. Okul kapıları, şiddetin değil, bilimin, arkadaşlığın ve huzurun kapısı olmak zorundadır.

Aydınlılar olarak bizler, çocuklarımızı sabah okula uğurlarken içimizde tek bir şüphe kırıntısı dahi taşımak istemiyoruz. Mimar Sinan’da ya da kentin başka bir köşesinde, farketmez. Hiçbir okulun kenarında, sokağında şiddet gölgesi görmek istemiyoruz.

Yetkililere ve tüm topluma seslenmek bir vatandaşlık borcudur. Okul çevrelerindeki güvenlik denetimleri en üst seviyeye çıkarılmalı, bireysel silahlanmaya karşı caydırıcı tedbirler bir an önce sıkılaştırılmalıdır.

Sadece polis veya zabıta tedbiri değil bahsettiğim, aileler, öğretmenler ve mahalle sakinleri olarak hepimiz çocukların çevresinde bir koruma kalkanı oluşturmak zorundayız.

Geleceğimiz olan çocuklara borçlu olduğumuz en temel şey güvenli bir yarındır. Aydın’da ve tüm Türkiye’de okullarımızın çevresinden şiddetin gölgesi tamamen çekilene kadar susmamak, takipçi olmak ve çocuklarımıza sahip çıkmak zorundayız.

Çünkü hiçbir çocuk şiddetin tarafı da kurbanı da olmamalıdır !