İncir, üzüm ve zeytin… Üreticinin alın teri, parasal katkısı ile ürettiği, dünyada söz sahibi olmamız gereken üç tarım ürünü, üç değerli meyve. Mutlaka her tarım ürünü insanlıüın beslenme ve giyim gibi iki acil ve zaruri ihtiyacı için değerli. Ancak bu üç gıdanın Anadolu Türk kültüründe aldığı kınum üçünü de birbirinden değerli kılmaktadır.
Ne yazık ki son yedi yıldır, uygulanan yanlış tarım, ticaret ve maliye politikaları diğer tüm tarım ürünlerinin yanı sıra bu üç meyveyi de korunamaz, geliştirilemez, satılamaz, satılsa da kâr edilemez duruma düşürdü.
Yanlış politikalar derken öncelikle ticari denetlemelerden söz ediyoruz.
Son hafta içinde Meyve ve sebze hallerinin büyük tedarikçisi konumundaki 41 dağıtıcıya soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında 41 şirket yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi.
Emniyet güçleri tarafından 22 ilde eş zamanlı olarak başlatılan operasyonlar kapsamında toplam 109 iş yeri ve ikamette aramalar yapıldı.
Soruşturma kapsamında Hal Kayıt Sistemi ve Çiftçi Kayıt Sistemi verileri incelendi. Hazine ve Maliyet Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı da soruşturma kapsamında kapsamlı bir rapor hazırladı. Aynı zamanda bin 29 çiftçinin beyanı alınarak, ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi şartlarda ulaştığı incelendi.
Yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları yönünde tespitlere ulaşıldı. Şüphelilere fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlamaları yöneltildi.
Sahte belgeler düzenlenmiş; üreticiden 8 TL’ye alınan bir gıda için 25-40 TL arasında müstahsil makbuzları düzenlenmiş.
Zincir marketlerin bir bölümü kendi paravan şirketlerini kurararak son market noktasında alış fiyatlarını şişirmekteler.
Günümüzde maliyeti 285 TL olan kuru incir 90-120 TL,68,50 TL maliyeti olan sofralık yaş üzüm 15-17TL fiyat aralıklarında satılmakta. Zeytini ise aynı akıbet beklemekte.
Sorunun temelinde arada bir yapılan denetlemeler ve cezai işlemler aracıları yıldırmamakta. Artık denetlemelerin sistematik hale getirilmesi gerekmekte.
Denetlemelerde ilk isnatlar ” rekabet kuralarına aykırı fiil”,”dolandırıcılık”,sahte ticari belge imali”,vergi kaçakçılığı” olmalıdır ki ceza, ceza olsun.
Üretici kendi ürün satı fiyatını belirlemekten uzak.Tüketici de aynı.
TZOB her ay başında üretici-market kıyaslamalarını yapmakta ve her geçen ay üretici tüketici fiyatları arasındaki makas açılmakta;tüketici sağlıklı ve alım gücüne paralel fiyatlarda gıdaya ulaşmaktan
mahrum olmaktadır.Çare aracıların toptan denetimi,cezaların katlanarak artması ve Türk Ticaret Kanunu’nun yeni baştan revizyonu.