Takvimler ekim sonunu gösterip sabah ayazı insanı şöyle bi yoklamaya başlayınca bizim buralarda işler değişiyor. Aydın’ın o kavurucu yaz sıcakları yerini yavaş yavaş içten içe üşüten rüzgarlara bıraktı, hatta yağmurlarla beraber soğuklarda gelmeye başladı.

Mevsim geçişlerinde kulaklar tıkanır boğazlar gıcık yapar evdeki herkes bi yandan hapşırmaya başlar. Tam da o "hastalık mevsimi" denilen geçiş döneminde eczane raflarına koşmadan önce toprağın bize sunduğu o kadim çareleri hatırlamak lazım. Ki oldukça bereketli olan Aydın toprağından faydalanabilelim...

Çünkü bu coğrafya insana dert verir gibi görünür ama dermanını da hemen yanına koyar aslında. Eskiler iyi bilir, bu aylarda vücut direncini ayakta tutmak öyle eczane haplarıyla falan olmaz. Pazar tezgahlarına şöyle bi göz atın bi kere. İncir sezonu bitti ama mandalina, nar tezgahları renklendirdi bile.

Ev yapımı o kesikler çökelekler sofradan eksik olmayan zeytinyağları... Hepsi bu mevsim geçişinde kalkan görevi görür demedi demeyin.

Özellikle şu sıralar benim için zirvede biri var. Çıntar...

Daha 1 - 2 haftadır düştü tezgahlara. Etiketine bakan bi 'oof' çekiyor tabi kilo fiyatı şu sıralar 350 liradan açıldı açılmasına ama o et kokusunu aratmayan lezzetiyle şifasıyla sonuna kadar hak ediyor bence.

Ormanların içine düşen ilk yağmurlarla birlikte toprak ananın Aydınlıya adeta bi hediyesidir bu çıntar. Mangalda közlemesi tencerede soğanla soteleyip üzerine bol zeytinyağı gezdirilmesi...

Ben soğanla kavuruyorum ama gerçekten et kavurması gibi oluyor. Şiddetle tavsiyemdir.

Sadece bi yemek değildirçıntar. İçindeki o şifalı mineraller o benzersiz odunsu aromasıyla birleşince insanı hem ruhen hem bedenen ayağa kaldırıyor.

Şimdi demem o ki havalar serinledi etrafı hüzünlü bi sonbahar sisi sardı diye hemen dertlenmeyin. Pazarın yolunu tutun bi ara. Tezgahtaki zeytinyağlı otlara tepeleme yığılmış narlara ve tabii ki o mis kokulu çıntarlara selam verin geçin. Çünkü bu topraklar bize her mevsim nasıl iyileşmemiz gerektiğini zaten fısıldar. Yeter ki kulak verelim sofrayı biraz doğanın ellerine bırakalım.

Hadi afiyet olsun şifa olsun herkese...