XIX. yüzyılın ikinci yarısında İngiliz, Fransız, Alman tüccarlar arasındaki yarışta, Rum ve Ermeni azınlıklar da yer almıştır. Önceleri, İngiliz, Fransız vs. tüccarların işlerinin yürüten, bir anlamda aracılık yapan bu gruplar, zamanla palazlanarak, hem anılan tüccarlar adına, hem de kendi hesaplarına ticaret yapmaya yöneldiler. İşbirlikçi ticaret burjuvazisi olarak nitelendirilebilecek bu grup, bölgeyi yakından tanımalarından yörenin gelenek ve göreneklerini ve dilini bilmelerinden yararlanarak söz konusu dönemde gelişti ve güçlendi.1893’e gelindiğinde; Aydın’da hem kendi hem de İngilizler hesabına iş gören 34 Rum ve Ermeni tüccar vardı. Bu tür aracı ve işbirlikçi tüccarların sayıları İzmir’de 97,Tire’de 12,Nazilli’de 9,Ödemiş’te idi

Bunların en tanınmışları ise;

Aydın’da Esfençoğulları ile Aleko Yorgiyadis; Sabuncu Levi, Andonaki, Hristo, Miltiyadi, Bohor;

Nazilli’de Dino Apostolido, Andrea Maloğlu, Mihael Borinno, Yusuf İsrail, Salamon, Abuvaf, Corci (Yorgo) Mavrapulo, Papadopulo Efendi, Abbas;

Köşk’te Kabay (140).

Ortakçı’da Pellis, Andon, Sabuncuoğlu, Vasil.

Bunların yanında, Aydın ve Nazilli çevresinde Yorgo Cacaupulos, Cahidjioğlu, Ianopulos, Psamas gibi tüccarların isimleri geçmektedir (141).

Küçük Asya'da tüm Müslümanlar Türk olarak adlandırılırken Rum Ortodoks Kilisesine mensup olanlara Rum denir. Ermeniler ve Yahudiler de ait oldukları cemaatlere göre değerlendirilirler.

Yukarıda görüldüğü gibi taşradaki aracıların büyük çoğunluğu Rum’dur. Tüccar benzeri bu aracıların bir bölümü aynı zamanda da ihracatçıdırlar. Kalan bölüm ise deveci ağalarının yaptığı işin benzerini yapan “depocu” türünde aracılardır.

Hemen her şehir, belde kasaba ve büyük köyde bir veya birkaç Rum bakkal bulunur. Sürekli gülümseyen ve son derece samimi tavırlarda olan bu esnaf/aracıda akla gelen her türlü meta satılabilmektedir.

Bunun yanında Rum bakkallar kuru incir komisyonculuğu da yapmaktadırlar. Köylü ve üreticinin kuru incirini alırken kendi mallarını veresiye olarak satmaktadırlar.

Alacak/verecek hesapları Eylül ayı sonunda görülür.Sonuçta ,incir üreticisi her zaman olduğu gibi borçlu çıkar.Borcuna sadık Türk insanı ne kadar aldatılırsa aldatılsın zorunlu bir neden olmadıkça bu Rum bakkaldan başkası ile alış veriş yapmaz.

Rum Bakkallar deveci ağaları ile anlaşmalı olduğu gibi,yereldeki incir tüccarı Gayri Müslimlerle veya doğrudan İzmir’deki komisyoncularla işbirliği yaparlar.

Her durumda kuru incir üzerinden % 10 ve daha fazla komisyon alırlar.