Eski defterleri karıştırınca karşıma TÜİK tarafından 2023 yılı ilk çeyreğinde, diğer sektörler büyürken Türk tarımının bir önceki yıla oranla% 3,8 küçülmesi ile ilgili yazdığımız köşe yazısına rastladım.

Yıl 2026 aradan üç koca yıl geçmiş. Hızla düzlüğe çıkan (!) Türk ekonomisi ve tarımı gene Sevgili TÜİK’imizin açıklamalarına göre 2026 ilk çeyreğinde % 12,7 küçülmüş…

Bu süreç bize neyi müjdeliyor?

Ya tarımda “sahiplik” kavramının bazı uluslararası şirketlere devredileceği veya Türk tarımının milli üretim çizgisi dışında kalarak ithal anlayışa boğulacağı ve dolayısı ile neticede tarımsal üretimin kesintiye uğrayacağı nihai olarak da açlık tehlikesi ile yüz yüze kalacağımız gerçeği ortaya çıkmaktadır.

“Tarımdan kopuş” olgusunun altında yatan ana nedenlerin başında aile başına ve toplam tarımsal gelirdeki azalma yatmaktadır. Türk çiftçi ailesi mutlu değildir.

Bu bakımdan yakın dönemlerdeki tarımsal gelir rakamlarının ele alması gerekmektedir.

Yakın dönemlerde Tarımsal gelir ve değişim oranı:

Yıllar Tarım (Bin TL)

2009 81.234.274

2010 104.703.635

2011 114.838.169

2012 121.692.893

2013 121.709.079

2014 134.724.745

2015 161.447.917

2016 161.304.618

2017 188.650.644

2018 217.832.000.000

2019 275.000.000.000

2020 333.330.000.000

2021 404.078.000.000

2022 2.199.756.000

2023 2.025660.000.

2024 2.936.960.000

2025 4.326.400.000

2025 yılında Türkiye'nin toplam tarımsal üretim miktarı 121 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.

Rakamsal olarak gelir artışlarının enflasyon,tarımsal girdi fiyatları ve geçim endekslerinin altında kalması Türk çiftçisinin yoksullaştığının en bariz ifadesidir.

“Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olan çiftçi sayısı 2002 yılında 2.588.666 iken 2017 yılı itibariyle 2.132.491’e düşmüştür. Üretim yapılan alan ise bu 15 yıl içerisinde 164 milyon dekardan 148 milyon dekara inmiştir.”

Aynı yakın dönemlerde Ziraat Odalarına kayıtlı çiftçi sayısı 5 milyon 600 binden ) kayıtlı üretici sayısı 2 milyon 363 bin 734 olarak açıklandı. Bu üreticilerin 170 milyon dekar arazide üretim yaptığı, 2,9 milyon kişinin ise bakanlığın tarımsal desteklerinden aktif olarak yararlandığı tespit edilmiştir.

Tarım gelirlerinin azalması yanında genel bütçeden tarıma ayrılan pay ve desteklemeler ayrı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır.

“Tarım Yasası’na göre Gayri Safi Milli Hasıla’nın en az % 1’inin tarıma destek olarak verilmesi öngörülmektedir. Ancak yasaya rağmen bu oran yakalanamamaktadır. Diğer yandan destekleme ödemelerinin beklenen sonucu doğurması için üretim maliyetlerinin incelenerek ürün seçiminin yapılması ve verilecek desteklerin etkilerinin analiz edilmesi gerekmektedir.”